Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Türkiye’nin Avrupa ile birlikte olma macerası 1949 yılında Avrupa Konseyi’nin 13’üncü üyesi olarak başladı. Şimdi buradaki varlığımız da tartışılıyor. Ardından 1963 yılında AB’nin ilk hali Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) girmek için başvuruda bulunduk ve ortak üye olduk. AB ile yürütülen görüşmeler dönem dönem hız kazanmış olsa da 2016 yılından bu yana üyelik müzakereleri durmuş vaziyette. (Unutmamak gerekir ki AKP ilk iktidar yıllarında yurt içindeki meşruiyetini hep AB üzerinden aradı ve buldu da.
Bu günkü pozisyonu, o dönemdeki samimiyetinin de net testi) AB’nin eskisi kadar Türkiye’ye insan hakları ihlalleri ve yargı bağımsızlığı konusunda sert açıklamalar yapmamasının temel nedenlerinden birisi de hem AB tarafının hem de Türkiye tarafının “üye olma” meselesinin gerçekleşmeyeceğine inanmalarından kaynaklanmaktadır. Ama mülteci anlaşması gibi AB’nin faydasına meseleler nedeniyle de irtibat hiç kesilmiyor. AB’nin en temel itirazı, cumhurbaşkanlığı sisteminin AB normlarına ve Kopenhag kriterlerine uyma ihtimalinin bulunmamasına. (AB üyeleriyle ticari faaliyetler açısından ilişkilerimiz “fevkalade iyi” seyretmektedir. Burada sıkıntı yok)
Türkiye’nin tezi ise AB’nin varlık nedenlerini de sorgulayacak bir içerikte. “Hiçbir müzakereye gerek yok, Türkiye’de her şey iyi ve güzel bizi bu halimizle alın. Çünkü Türkiye güçlü ülke sizin de durumunuz iyi değil” Kabaca ve özetle böyle. Bunu da “Ankara kriterleri” olarak adlandırmıştık zaten zamanında da. Şimdi kriterlerini kabul etmediklerimizden bizim kriterlerimizi kabul etmelerini istiyoruz. Ülkemizde sık sık kaçırılan ama AB içinde hayli iyi bilinen bir mesele de Türkiye’nin nasıl bir ülke olduğudur.
Hukuk ya da demokrasi çerçevesine uluslararası ölçümler üzerinden bakıldığında ortaya çıkan tablo Türkiye’nin AB üye ülkelerinin yanına bile gelemeyeceğini net ortaya koyuyor. En son seçilmiş belediye başkanlarına kayyum atanması nedeniyle Avrupa Parlamentosu Türkiye için yaptırım istedi.