Mehmet Yalçınkaya: Gastronomik anlamda da kurulan sofralarda sadeleşme yılı olacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Her yeni yılın yenilenme ile bağı var. Hayatın her alanında olduğu gibi, gastronomik anlamda da kurulan sofralarda sadeleşme yılı olacak gibi.

Sade kelimesinden kastettiğim “nitelikli doyma” güdüsü. Sessiz lüks ile tarif ettiğim nitelik, biraz da ne yediğimizle ilgili. Tüketici tarafından bakarsak, artık ödediği bedel ile kurulan sofraların rasyonel bir karşılığını bekleyen bilinçli bir kitleye sahibiz. Bu kitle ne istediğini bilen ve karşılığında ödediği bedelin farkında olan bir kitle.

Başından beri Esnaf lokantalarında samimiyeti, aidiyet duygusunu, lezzeti ve ödenen bedeli abartmamayı önemsiyorum. Elbette her restoranın maliyetleri; bulunduğu yere, menüdeki kalemlere ve verilen hizmete göre değişiyor. Hepsinin başka karşılıkları var. Buradaki temel konu, haksız bir bedeli müşteriye sunmamak. Elma ile armut karşılaştırması gibi, hepsini aynı kefede değerlendirmemek.

Hayatın her alanında adalet duygusu önceliğimiz olmalı. Yeni yıl, adil sofraların yılı olsun.

Mehmet Yalçınkaya’nın yazısı