Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Bugünün insanları ne köylü ne işçi ne de burjuvalar. Hepsinin amalgamından sosyal bir yapılanma şekillenmekte. Daha doğrusu şekilsiz-leş-mekte. Leş ve lağım kokusu denize yayılmakta. Metal dolu ve plastik poşetleri yemekte olan balıkları görünce seviniyor muyuz balık bolluğu var diye? Sonra ve yıllar sonra titreyecek olan ellerimizi mi hatırlayacağız neden böyle oldu diye?
Balık baştan kokmuş. Hatta tuz kokmuş. İnsansızlaşan bu yerlerde vicdan da ışıkların karanlıklara vuran yanılsatan böcekleri de ve Pier Paolo Pasolini’nin “ateş böcekleri” de artık doğadan uzaklaşmış vaziyette. 1941 İtalya’sında azalan ve 1975 İtalya’sında ise “tele iletişimin” büyüsünde kaybolan bu minnacık az yaşayan hayvanlardan artık bahsetmek bile zorlaşmaya başlamakta.
Ne haldeyiz? Zararlı bir yaşam içindeyiz, zehirleniyoruz. O halde, bir tepki olarak tek şey var: Cinnet!