Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Ulaştırma Bakanı, kimsenin ayrıntılarına dikkat etmediği bir toplantıda laf arasında söyledi.
Uraloğlu, Suriye’deki demiryolu ve havayolu projelerini ülkemizin üstleneceğini ilan ettiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Cep telefonunu bırakın normal telefon bile çalışmıyor. Suriye’nin parasını Rusya basıyor. Böyle ülke yönetimi olur mu? Türkiye olarak bu konuya da el atacağız.”
Altyapı konusunda ülkemizdeki şirketlerin iştahını kabartan cümleler öne çıkınca, yukarıdaki ifadelere kimse dikkat etmedi.
Halbuki bu ifadeler temel bir soruyu da ilgilendiriyor.
Madem Suriye’deki yeni dönemde altyapının ayağa kaldırılması tarafımızca yapılacak, o halde bu işlerin parasını kim ödeyecek?
Özel sektör, toptan inşaat firmaları…
Hepsi ellerini avuştursa da parayı kim, nasıl ödeyecek sorusuna bir yanıt yok.
Suriye, kendi memuruna para ödeyemez durumdayken bizim kalkındıracağımız altyapıyı kim finanse edecek?
HTŞ ile bunları konuştuk mu?
Şimdi başlığa dönelim ve soralım:
Yerli ve milli şirketlerimizin ödemelerini, bizzat basacağımız Suriye lirasından mı ödeyeceğiz?
Yoksa ödenek yine cepten mi çıkacak?