Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Suriye olayları bize “terör ve terörist” kavramının da siyasetin çıkarına uygun olarak hukuksal bağlamından kolaylıkla çıkarabileceğini gösterdi.
HTŞ, Türkiye için 2018 yılından beri bir “terör örgütü”… Hala da öyle.
ABD için de öyle…
Ama HTŞ lideriyle tüm dünyaya servis edilen samimi pozlar ve yakınlık yanında, BAAS rejimiyle süren 12 yıllık kavganın ardından Şam’daki HTŞ rejimini acilen tanıma anlamına gelen büyükelçiliğin yeniden açılarak aktif hale getirilmesine şahit olduk.
ABD Dışişleri Bakanı da ülkesinin terör örgütü ilan ettiğini HTŞ ile doğrudan temas kurduklarını açıkladı.
Demek ki “terörist” kavramı çok çabuk biçim değiştirebiliyor.
Bugün “terörist” dediğine yarın “saygıdeğer müttefik” diyebiliyorsun.
Ya da bugün saygıdeğer bulduğunu yarın “terörist” ilan edebiliyorsun.
Terör ve terörist kavramının bu kadar “esnek” olmasında ürkütücü bir yan olduğunu düşünüyorum.