Kuzey Kore, Güney Kore’deki ‘sıkıyönetim’ sessizliğini medyayla bozdu: “Askeri diktatörlük dönemindeki darbeye benziyor.”

Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık’ta ‘muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karıştığı’ gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş, kararın ‘Kuzey Kore yanlısı güçleri ortadan kaldırmayı ve anayasal özgürlük düzenini korumayı amaçladığını’ savunmuştu.
Sıkıyönetim birlikleri de karar sonrası Güney Kore Ulusal Meclisi’ne girmişti. Parlamento kararı oylamayla kaldırmış, bakanlar da onaylamıştı. Güney Kore lideri ardından geri adım atmıştı.
Hakkında soruşturma başlatılan Yoon için önce seyahat yasağı getirilmiş, ardından da derhal gözaltına alınmasını içeren tasarı meclisten geçmişti.
Kuzey Kore, Güney Kore’deki bu gelişmelere ilişkin sessizliğini bir haftadan uzun süredir koruyordu.
Sessizlik günler sonra medyayla bozuldu.
Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansında (KCNA) “Kukla güney, uluslararası ilgi odağı haline gelen sıkıyönetim nedeniyle toplumsal kaosa sürüklendi” dendi.
‘Faşist diktatörlüğün silahlarını kendi halkına yöneltti‘
Kuzey Kore’de iktidardaki İşçi Partisine (WPK) yakın ulusal gazete Rodong Sinmun’sa Yoon’un ‘çılgınca’ eylemlerini ‘askeri diktatörlük dönemindeki darbeye’ benzetti.
Haberde ayrıca şöyle dendi: “Yoon faşist diktatörlüğün silahlarını kendi halkına yöneltti.”
Kuzey’in önceki ‘gecikmiş’ tepkileri
Güney Kore’de eski devlet başkanı Park Geun-hye’nin rüşvet, görevi suistimal ve diğer suçlamalar nedeniyle azli istendiği 2016’da Kuzey Kore medyası, Güney Kore Anayasa Mahkemesinin Park’ın görevinden alınmasını onaylamasına 24 saat içinde tepki vermişti.
2004’te görevinden azledilen eski devlet başkanı Roh Moo-hyun’un görevden alınması talebinin Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmesi haberi de iki gün gecikmeli olarak Kuzey Kore basınına yansımıştı.
Kuzey Kore medyası, 2016’daki ABD seçimlerini Donald Trump’ın kazanmasına ilişkin gelişmeleri de yaklaşık 10 gün sonra haberleştirmişti.