Abbas Güçlü: Sabahın köründe, akşamın karanlığında eğitimle okuldan soğuttuk

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hayatta iz bırakan anıların en başında keyifli öğrencilik yılları gelirdi. Öğretmenler, arkadaşlar, kitaplar, etkinlikler, pek çok alanda yaşanan ilkler ve en önemlisi de öğrenme aşkı hiç bitmesin istenirdi. Peki ya şimdi? Öğrencileri sadece eğitimden değil okuldan da soğuttuk Okullarına karşı aidiyet hisleri kalmadı.

“Öğrencilik keşke hiç bitmese”nin yerini, “bitse de kurtulsak” diyenler aldı.

İstediğimiz bu muydu?

Elbette hayır.

Peki öyle ise nasıl bu noktaya geldik?

İşte size sadece birkaç satır başı:

– Sınav odaklı eğitimle, her 100 öğrenciden 15, 20’sini sevindirirken, geri kalanları değersizleştirdik.

– Sabahın köründe, akşamın karanlığında eğitimle okuldan soğuttuk.

– İstedikleri okullardan ve mesleklerden daha çok, hiç istemedikleri okullara ve mesleklere mecbur bıraktık.

– Diplomaları hiçbir işe yaramaz hale getirdik.

– Okumuşları, okuduklarına bin pişman ettik.

– Okulları “nitelikli, “niteliksiz” diye ayrıştırdık.

Abbas Güçlü’nün yazısı