Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Ödül törenlerinde teşekkür konuşması yapmayı pek bilmiyoruz. Daha doğrusu yanlış anlıyoruz. Teşekkür konuşması, o ödülde emeği geçen diğer kişileri anmak, haklarını teslim etmek için yapılan konuşmadır. Bizdeyse eşe dosta, konu komşuya, akrabalara, mahalleye selam çakma faslına dönüşüyor.
Bülent Ersoy’un ‘50’nci Yıl Özel Ödülü’ teşekkür konuşmasından bahsediyorum… Bence yanlış anlamış meseleyi; Pantene Altın Kelebek’in değil, kendisinin 50’nci yılı kutlanıyor gibi, bütün hayatını anlattı.
Bir ara dikkatimi kaybetmişim, “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözüyle kendime geldim. Galiba ‘Gençliğe Hitabe’yi falan da sıkıştırdı araya.
Yanlış hatırlamıyorsam bir kere de Ali Kocatepe böyle uzun konuşmuştu ama Diva onu da katladı.
Yalnız sosyal medyada kıyafetine çok haksızlık edildi Bülent Hanım’ın. Marul diyen mi ararsın, roka, lahana diyen mi… İlle de bir bitkiye benzetmek zorundaysak lahana mahana değil, şöyle en görkemli, en debdebelisinden bir yılbaşı ağacı derim ben.