Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Diyanet İşleri gelirinin azlığından yakınanların, akşam pazarlarından alışveriş yapmasını tavsiye etmiş, ben utandım bu ifadeden, ya siz?
Geçen haftalarda rahmetli S.Demirel’in sözünü anımsatmıştım, enflasyon gelişme olan toplumların özelliğidir. Böyle ülkelerde yöneticiler enflasyondan sözde şikayetçidir, aslından fiyatlar ne kadar yüksek olursa, kârlar da ona uyar. Sabit gelirlilerin sıkıntı çekmesi ve toplumdaki ahlâk çöküntüsü, enflasyonun şaşmaz sonucudur
İsterseniz siz gelişmekte olan ifadesini uygun göreceğiniz bir başka ifadeyle değiştirebilirsiniz, ben bu yaşımda başımı derde sokmak istemem!
Sık sık yazmaktan, sormaktan kendimi alamıyorum; bu yüksek satın alma gücünü hangi katma değer üretiyor?
Katma değer üreten, bulundukları ülkeye gelir yaratan ve bunun vergisini ödeyen şirketlerdir. Yukarıda değindim markaların ülkemizdeki şubeleri, “seçkin yurttaşlarımızı” alışveriş için yurt dışına gitmek eziyetinden kurtarıyor.
Bu şirketlerin Türkiye’de vergilendirilmesinden söz etmiyorum. Burada önemli olan husus, onlardan alış veriş yapan ”talihli” yurttaşlarımızın gelirinin vergilenip vergilenmediğidir.