Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
CHP, iki hafta öncesine kadar, göçmenler ve sınır güvenliği sorununu çözmek için Esad’la anlaşmak gerekir diyor, Başkan Erdoğan da aynı amaçla Esad’a elini uzatıyordu.
Meğer Suriye muhalefeti “hamilerinin” telkini ve desteğiyle aralarında anlaşmış Esad’ı devirmek üzere bir yıldırım harekatı planlamış. Şimdi, Esad bitti deniyor.
Siyasetin sağ açık oyuncusu Devlet Bahçeli’nin Öcalan’ı (PKK’yı feshettiğini ilan etmesi kayıt ve şartıyla da olsa) TBMM’nin DEM salonunda konuşmaya davet etmesi, bende nedense “derin devlet” çağışımı yaratmıştı. Sanki birileri bizim göremediğimiz “yakın ve büyük bir tehlike” görmüş ve “acil durum” düğmesine basmıştı.
Ardından Başkan Erdoğan siyasi kariyerini Kürt meselesini çözen kişi olarak taçlandırmak istediğini söyledi. PKK, ben bitmedim demek için TUSAŞ’a bir kamikaze saldırısı gerçekleştirdi. Derken kayyum atamaları başladı. Üç gün önce de Halep kalesine Türk bayrağı asıldı. Anlayan beri gelsin. Filmin sonunu çok merak ediyorum.