Taha Akyol: HTŞ'nin ilk açıklaması mültecileri geri çağırmak oldu, olumlu bir başlangıçtır bu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Muhaliflerin ise “Baastan kurtulma” gibi ortak bir motivasyonları var. Hızlı ilerleyişler moral kazandırıyor tabii. Esat rejimi devrilirse, Türkiye ve Ürdün’deki göçmenlerin dönmesiyle Suriye’nin inşa edilme umudu da var.

Şimdi iki tehlike var: Afganistan’da Rus işgali bittikten sonra birbirlerinin kanını emen mücahit örgütleri gibi muhalifler birbirine düşer mi?! HTŞ Talibanlaşır mı?!

İkisi de yeni bir felaket olur?

Dünyadaki iki soru bu.

Suriye’den uzak duracağını söyleyen Trump döneminde PYD-ABD ilişkilerinin nasıl olacağı, başlı başına bir problem.

HTŞ’nin Geçmişinde IŞİD gibi kirli bir sicil var. El Nusra olarak da sicili kirliydi. Fakat liderleri Ebu Muhammed Colani (Golani) yönetiminde hakim oldukları İdlib’den Taliban türü haberler gelmemişti. Şimdi de Colani şöyle ılımlı, uzlaşıcı mesajlar veriyor:

“Bu mezhepler yüzlerce yıldır bu bölgede bir arada yaşıyor ve kimsenin onları ortadan kaldırmaya hakkı yok. Bu rejim düştüğünde Suriye’de yabancı güçlerin kalmasına gerek kalmayacağını düşünüyorum. Suriye, tek bir yöneticinin keyfi kararlar aldığı bir yönetim sistemini değil, kurumsal bir yönetim sistemini hak ediyor.”

Colani’nin CNN’e verdiği mülakatta, “İran ve Rusya rejimi destekledi ama rejim öldü” diye konuşması, Arap Orta Doğusuna ve hatta Batı’ya verdiği sıcak bir mesaj olsa gerek. IŞİD ve Taliban’a, hatta İhvan’a karşı olan Arap rejimlerinin baştan beri HTŞ konusundaki ‘müsaadekâr’ sessizliği de dikkat çekiciydi.

HTŞ’nin ilk açıklaması, mültecileri geri çağırmak oldu; olumlu bir başlangıçtır bu.

Taha Akyol’un yazısı