Fatih Yaşlı: Türkiye bir bozgun yaşıyor ama topluma fetih rüyaları pazarlanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye bugün çoklu bir kriz konjonktüründen geçiyor, bir bozgun yaşıyor ama topluma fetih rüyaları pazarlanıyor; televizyonlarda, gazetelerde, internet sitelerinde sabah akşam büyüme, genişleme, Osmanlı’yı yeniden kurma, cihan devleti olma masalları anlatılıyor. Milliyetçilikle İslamcılığın zehirli sentezi bir kez daha bu masallar üzerinden kendini topluma dayatıyor, yeni bir oyun kuruyor, yeni bir alan açıyor. 

Nazi terminolojisinin en önemli kavramlarından biri olan “lebensraum”u yeni-Osmanlı hayallerine uyarlayarak söyleyecek olursak bugün Suriye toprakları yeni-Osmanlıcılar için bir lebensraum, yani “yaşam alanı” olarak görülüyor; iktidarın yaşamına devam edebilmesinin ve beka problemini çözmesinin yolu yayılmaktan, genişlemekten ve dolayısıyla Suriye’den geçiyor.

Peki ABD, İngiltere ve İsrail olmadan, orası cevaz vermeden mümkün mü bu? 

Elbette ki değil; yeni-Osmanlıcıların imparatorluk hayalleri nesnel olarak ancak taşeron bir karakter taşıyabilir ve mutlaka kendilerine o görevin tevdi edilmesi gerekir; işte şimdi o görev tevdi edilsin diye uğraşıyorlar.

İsrail’in Lübnan’da ABD’nin bastırmasıyla imzalamak zorunda kaldığı ateşkesin hemen ardından cihatçıların ABD-İngiltere-İsrail üçlüsünün bölgesel çıkarlarına hizmet edecek şekilde Halep’e saldırıp işgal etmeleri yeni-Osmanlı’dan bağımsız bir hamle olabilir mi? 

Fatih Yaşlı’nın yazısı