Cizre’de beş yıl önce PKK’lılarla güvenlik kuvvetleri arasındaki çatışma sırasında bir gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden 18 aylık Mehmet Uytun için açılan tazminat davasında jandarmaları kusursuz bulundu. Aileye ‘terör mağduru’ olarak 20 bin TL tazminat ödenmesine karar verildi. Dava sırasında devlet, “Küçük bir çocuğu evin balkonuna çıkaran annenin de sorumluluğu var” diye savunma yaptı.
‘Çocuğu balkona çıkaran anne de sorumlu’
Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Mardin İdare Mahkemesi’ndeki davaya gönderilen savunmada, Uytun’un gaz fişeğiyle değil, göstericilerin attığı iddia edilen taşlardan yaralandığı belirtildi.
Dahası, “Eylemci grubun taşlı saldırıda bulunduğu ve güvenlik güçlerinin eylem yaptığı bir sırada küçük bir çocuğu evin balkonuna çıkaran annenin de sorumluluğunun bulunduğu, annenin ve teröre müzahir grubun eylemlerinin idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olduğu” ileri sürüldü.
İdarenin sorumluluğu yok
Mardin İdare Mahkemesi, kararını 29 Ocak 2014’te açıkladı. “İdarenin sorumluluğunun bulunmadığına” hükmeden mahkeme, ailenin maddi ve manevi tazminat talebini reddetti. Yalnızca 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında, 20 bin 59 TL 90 kuruş maddi tazminat ödenebileceği belirtildi.
18 aylık Mehmet bebek nasıl öldü?
Cizre’de 9 Ekim 2009’da PKK yanlısı bir grup ile jandarma ve polis karşı karşıya geldi. Uytun ailesinin oturduğu Nur Mahallesi’nde de tedirginlik vardı. Anne Kevser, kucağındaki 18 aylık oğlu Mehmet’le balkondan salona geçerken, Akaydın Caddesi’nden içeriye gaz bombası atıldı. Fişek Mehmet’in başına isabet etti ve çocuk ağır şekilde yaralandı.
Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Mehmet’in ‘künt cisimle yaralandığı’ saptandı. Mehmet bebek, Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde 21 Ekim’de öldü.
Taştan değil gaz kapsülünden
Anne Kevser Uytun, ifadesinde oğlunun gaz bombasından yaralandığını anlattı. Şırnak Valiliği ise eve göstericilerce taş atıldığını savundu.
Dayanak olarak da o sırada evde olmayan dede Osman Uytun’un, “Torunumun eylemcilerin attığı taşlardan yaralandığını duydum” ifadesini gösterdi. Buna karşılık Cizre Savcısı Halil Koçak’ın, olay günü hazırladığı tutanaklara göre, evde boş bir kırmızı renkli gaz fişeği kapsülü bulundu. Tutanakta, evdeki fişekle ‘jandarmaya ait altı adet dolu gaz fişeğinin muhtemelen aynı renk ve ebatta olduğu’ kaydedildi. Bu kez gözler jandarmaya çevrildi.
Jandarma Üsteğmen Bahadır Şahin, Kıdemli Çavuş Abdurrezzak Emre ve Uzman Çavuş Hakan Alkan tarafından hazırlanan tutanakta fişeğin jandarma tarafından atıldığı belli oldu.
Tutanakta, ‘Uzman Çavuş Alkan’ın gaz mermisi ile bir el duvara ateş ettiği, mühimmatın duvara çarpıp yere düştüğü ve gaz yaydığı, göstericilerin taş attığı, taş atılan istikametteki evden bir kadının kucağında bebekle bağırarak çıktığı’ belirtildi.
Soruşturma iki yıl sürdü
Soruşturmasını iki yıl sonunda bitirebilen Cizre Savcılığı, ‘taksirle adam öldürmek’le suçladığı Uzman Çavuş Alkan hakkında soruşturma izni için kaymakamlığa başvurdu. Kaymakamlık, “Olmaz” yanıtı verdi.
Yanıtta, Çavuş Alkan’ın attığı gaz fişeğinin sokağa düştüğü ve jandarma tutanağından farklı olarak, fişeğin bir gösterici tarafından alınıp kaçırıldığı ileri sürüldü. Bebeğe isabet eden fişeğin jandarma envanterine kayıtlı olmadığı belirtildi. Avukat Saman, karara Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi’nde itiraz etti. Fakat itiraz reddedildi.