Selin Nakıpoğlu: Kafama göre başkanlık sisteminde…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ekim ayında 23 maddeden oluşan torba yasanın 13 maddesi AKP-MHP oylarıyla Adalet Komisyonu’ndan geçti. O 13 maddenin içinde “etki ajanlığı” düzenlemesi de yer alıyor. Teklif yasalaşmadı, şimdilik Meclis’te bekliyor, teklifin Genel Kurul’da kabul edilmesi halinde Türk Ceza Yasası’nda yapılacak değişiklikle birlikte casuslukla ilgili yeni bir suç ihdas edilecek. Teklif ile devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bazı fiiller suç haline getirilmek isteniyor.

Maddeyle “Devletin güvenliği veya siyasal yararları aleyhine suç işleme” adı altında yeni bir suç ihdas edilmiş. Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda suç işleyenlerin üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı düzenlenmiş. Böylelikle belge ve bilgi temini veya açıklanması dışında casusluk maksadıyla suç işlenmesi de ayrı bir suç olarak yer alıyor. Öncelikle, bu metnin kim/kimler tarafından hazırlandığını bilmiyoruz, herhangi bir bilgi yok. Kafama göre başkanlık sisteminde tüm yasa taslaklarının yürütme tarafından ve herhangi bir kamusal tartışma olmadan hazırlandığını ise çok iyi biliyoruz. Düzenlemedeki muğlak ifadeler, geniş suç tanımı ile faşizmin yasal altyapısı oluşturulmaya çalışılıyor. Oysa suç olarak düzenlenen eylemin yasada yer alan suç tanımları açık ve seçik olmalıdır. Açık ve seçik bir şekilde tanımlamıyorsa o düzenlemenin suçların ve cezaların kanuniliği ilkesine uygun olduğunu söylemek mümkün müdür?

Selin Nakıoğlu’nun yazısı