Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Ne kadar acı! Kendinize “gazeteci” diyeceksiniz ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağında olmanıza rağmen bütün ülkenin merak ettiği soruyu ona soramayacaksınız.
“Erdoğan’a soru soramadılar” diye haber sitelerinde, gazetelerde haber olacaksınız, cevap bile veremeyeceksiniz. Sosyal medyada sizinle dalga geçilecek ağzınızı açamayacaksınız. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Uçakta gazeteci yokmuş sormamışlar” diyecek yine susacaksınız.
Tataristan’dan dönerken uçakta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile konuşan iktidar yanlısı seçilmiş gazetecilerin hali buydu. Ne gazetecilik yapabildiler ne de kendilerine söylenen onca sözü, onca eleştiriyi yanıtlayabildiler. Kendilerini savunamadılar bile.
O uçaktakilerden bir tek Türkiye yazarı Yücel Koç, “Erdoğan bu soruya muhatap olmaktan kaçındı” diye yazarak durumu dolaylı bir dille açıkladı kendince. Ama “Kaçındı” dediği, Erdoğan ile sohbet öncesinde “Bu konuya girmeyin” denilmesi, gazetecilerin de talimata aynen uymasıydı. Aslında Koç da bu gazetecilik ayıbını açıkça anlatmaktan kaçınıyordu.
Üstelik uçakta soramadıkları sadece iktidar ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik çağrısı değildi. PKK’nın sivil insanları canice öldürdüğü TUSAŞ saldırısındaki güvenlik açığını ve istihbarat zafiyetini de soramadılar.