Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Hizbullah’ın üst düzey komuta kademesini ortadan kaldıran saldırılardan sonra açılan bahis, hareketin dağılacağı yönündeydi. Aynı mantık Hamas için de güdülüyor.
Hizbullah savunma ve hücum kapasitesini koruduğunu gösterdi. Alt kadrolar Nasrallah’ın bellettiği talimatları uyguluyor; hesapları bozan bir direnç gösteriyor. Siperdekiler Nasrallah için atıyor.
Üzerine bir dünya savaşına yetecek kadar bomba yağdırılan Gazze’nin durumu çok ağır. Ama Sinvar’ın gidişi buradaki cepheye ilave çöküş getirmedi. Belki Sinvar Filistinlilerin bir kısmının gözünde yanlış hesaplarla halkını felakete götüren bir lider olarak anılacaktı. Ölürken düşmanın hesabında olmayan ikonik bir görüntü bıraktı. Yerin üstünde Filistin halkı bedel öderken o yerin altında ölseydi sıfırlanırdı. İsrail servis ettiği görüntülerle en büyük düşmanını kahramanlaştırdı. Sinvar’a “lağım faresi” benzetmesini yapanlar kendi iddialarını çürüttü. Sinvar güneyde, İsrail’in 5 aydır altını üstüne getirdiği bölgede direnirken öldü; kaçarken, saklanırken ya da yalvarırken değil. Sinvar tipik bir siyasal İslamcı değildi. Filistin davası etrafında sol kanattakiler başta olmak üzere diğer direniş örgütleriyle etkileşimi güçlüydü. Deliliğine sığmayan tarafları vardı. Motivasyonu güçlüydü. Elbette Hamas sarsılır ama Sinvar’la birlikte yok olmaz. Hamas tek bir lidere değil kadrolara ve tabana dayalı bir hareket. Şeyh Ahmet Yasin’den Abdulaziz Rantisi’ye, Yahya Ayyaş’dan İsmail Ebu Şenab’a kadar çok etkili liderlerini kaybetti. Fakat her yeni halka öncekinden daha sert çıktı.
Sinvar’ın gidişi askeri cepheyi çok etkilemez. Zaten her bölge kendi varlık yokluk savaşını yürütüyor. Yeni lider de muhtemelen ‘savaşan kadrolar’, ‘Direniş Ekseni’ ve ‘ateşkesin finansörleri’ arasındaki denge gözetilerek seçilecek. Siyasi şef kim olursa olsun nihayetinde son sözü cephe söyleyecek. Sinvar’dan geriye gözü kara bir kararlılık kaldı. İsrail’in kafa koparma seansları da bu kararlılığa daha radikal katmanlar ekliyor.