Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti’ye yönelik açıklamasını ‘çok anlamlı’ buldu: “Kobani olaylarına dair samimi bir muhasebe yapılmasını önemsiyoruz. Böyle bir tavrın yumuşama iklimine katkı sunacağı açıktır.”

Bahçeli, 1 Ekim’deki Meclis açılışında DEM Partili vekillerle tokalaşmış, sonrasında bunu “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım” diye açıklamıştı.
MHP genel başkanı daha sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘dayanışma’ çağrısı nedeniyle DEM Partililerin elini sıktığını söylemişti.
Dün partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, DEM Parti’ye şu çağrıyı yapmıştı: “DEM’e evvela düşen sorumluluk, uzanan bu samimi elin kıymet hükmünü anlaması, dahası Türkiye partisi olması yönünde bir eşik olarak algılayıp değerlendirmesidir.“
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’ysa Bahçeli’ye “Onurlu barışın tesis edilmesi için ödenecek her türlü bedeli ödemeye, müzakereye ve diyaloğa hazırız” diye yanıt vermişti.
Tartışmalar sürerken, Erdoğan partisinin grup toplantısında Bahçeli’nin açıklamalarına destek verdi.
Kobani olayları konusunda ‘samimi bir muhasebe’ istediklerini belirten Erdoğan, bunun yumuşama iklimine katkı sunacağını söyledi.
Erdoğan’ın açıklamaları özetle şöyle:
“Dün 6-8 Ekim olaylarının yıl dönümüydü. İhtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtırken katledilen 16 yaşındaki Yasin Börü’ye ve arkadaşlarına yapılanları değil üzerinden 10 yıl 100 yıl geçse de unutamayız. 6-8 Ekim olaylarında rolü olanlar hak ettikleri cezaya çarptırıldı.
Demokratik siyasette asla şiddete ve teröre asla yer olmadığının herkesin anlaması gerekiyor. ‘Türkiye Yüzyılı’nda şiddetle arasına mesafe koyan anlayışa elbette yer vardır ama sırtını dağa yaslayan terör siyasetine asla yer yoktur.
‘Samimi bir Kobani muhasebesi yumuşamaya katkı sunar’
Kobani olaylarının hukuki açıdan hesabı sorulmuştur. Kobani olaylarına dair samimi bir muhasebe yapılmasını önemsiyoruz. Böyle bir tavrın yumuşama iklimine katkı sunacağı açıktır.
‘Diyalogdan kaçınmayız’
Biz yeni yasama yılında siyasette farklı bir üslup ve söylem görmek istiyoruz. Bölgemizin için de olduğu atmosferi düşünerek daha fazla konuşmaya, daha fazla uzlaşıya, diyalog zeminin daha fazla genişletmeye ihtiyaç var. Milletin faydasına olacak her konuda diyalogdan kaçınmayız.
Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamaları 85 milyonun kardeşliği adına çok anlamlı buluyorum. Bölgemizin içinde bulunduğu atmosferi düşünerek daha fazla konuşmaya, uzlaşıya, diyalog zeminini genişletmeye ihtiyacımızın olduğu kanaatindeyiz.”
Yeni infaz düzenlemesi sinyali
Cumhurbaşkanı, son dönemdeki şiddet olayları ve kadın cinayetleriyle ilgili konuştu ve yeni infaz düzenlemesi sinyali verdi:
“Onlarca kriminal suç kaydı olanların ortalıkta dolaşması herkes gibi bizi de rahatsız ediyor. Milletimizin sesine kulak vererek bu konuda önemli adımlar atmaya karar verdik.
İnsanlarımızın sokakta, evinde, iş yerinde hiçbir endişe duymadan hayatını güvenle sürdürebilmesini sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağız. Emniyet teşkilatımız içinde zafiyet varsa neşteri vurup gidereceğiz, adalet sistemimizde tıkanıklık, yanlışlık varsa neşteri vurup çözüme kavuşturacağız.
Suçu önlemeden suçla ve suçlularla mücadeleye, yargılamalardan infaz ve ıslah sistemimize, nerede boşluk varsa mutlaka hal yoluna koyacağız.
Belirli suçlarda infaz hükümlerinin, alınan cezanın yüzde 10’u cezaevinde geçirildikten sonra işlemeye başlaması sağlanacaktır. Mesela beş suç kaydı olan birinin, diğer davalarının bitip sabıka kaydına işlenmesi beklenmeden tutuklu yargılanmasının önü açılacak.
Tutukluluk süresi, kişinin işlediği suçlar ve alacağı cezalarla orantılı belirlenecek. Bu husus toplum vicdanını yaralayan belirli suçlar için geçerli olacak. İki adım atmayı planlıyoruz. Yargı erkini güçlendirmek amacıyla Adalet Bakanlığı’nda kurulan bir birim bunlarla ilgili gerekli incelemeleri yaptıktan sonra savcıların ve hakimlerin dikkatine sunacaktır.“
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de tepki gösteren Erdoğan, şöyle devam etti:
Medya organlarımız sorunlu bir politika izlemeye başladı. Habercilik adına üzülerek söylüyorum mağdurlar tekrar mağdur ediliyor. Bunu kabul etmemiz söz konusu olamaz. Basınımız elbette özgür olmalıdır. Ama bu toplumsal olaylarda sorumlu yayıncılık yapmaya engel değildir.
‘Kadının statüsünün güçlendirilmesinde kimse elimize su dökemez’
Kadın hakları konusunda bize ders verecek hiçbir muhalefet partisi yoktur. Kadının statüsünün güçlendirilmesinde elimize su dökecek kimse de yoktur.
Özel’e ‘Rakı reklamı yapmaktan vazgeç’ tepkisi
Başörtüsüne bez parçası diyenler yine CHP’li siyasetçilerdi. Sayın Özel, kadınlar arasında ayrımcılık görmek istiyorsa önce kendi tarihini okusun. Kendi tarihiyle bir yüzleşsin sonra yüreği yetiyorsa çıkıp AK Parti’yi eleştirmeye kalksın. Kadına şiddetin en temel nedeni alkol bağımlılığıdır. Kadına yönelik şiddetle mücadeleye katkı sunmak istiyorsan rakı reklamı yapmaktan vazgeç.
‘İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin en ufak bir menfisi olmadı’
İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin, kadın hakları ve kadınlara yönelik şiddetle mücadeleye en ufak bir menfi etkisi olmamıştır.
Şiddetsiz bir Türkiye için devletimizin tüm kurumları koordinasyon içinde çalışmayı sürdürecektir.
Şiddete sıfır tolerans ilkesiyle çalışmamıza devam edeceğiz. Kadınlarımızdan gönüllerini ferah tutmalarını istiyorum.”