Hizbullah, İsrail’in Lübnan’ın başkenti Beyrut’a düzenlediği hava saldırısında lideri Hasan Nasrallah’ın öldüğünü doğruladı. İranlı general Abbas Nilfuruşan’ın da aynı saldırıda öldüğü bildirildi.

İsrail ordusu dün (27 Eylül) Beyrut’ta Hizbullah’ın ana karargahını vurduğu saldırıda Nasrallah’ı öldürdüğünü duyurmuştu.
Hizbullah bir açıklamayla İsrail’i doğruladı ve ‘savaşa devam edecekleri’ni açıkladı.
Örgüt bazı Hizbullah yetkililerinin de öldürüldüğüne işaret etti ama isim açıklamadı.
‘İranlı general Nilfuruşan da, Nasrallah’la birlikte öldü’
İran resmi haber ajansı IRNA, Nasrallah’la birlikte Devrim Muhafızları Ordusu’nun Kudüs Gücü Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Abbas Nilfuruşan’ın da öldüğünü bildirdi.
Nilfuruşan, nisanda İsrail’in İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına düzenlediği saldırıda öldürülen Tuğgeneral Muhammed Rıza Zahidi’nin yerine geçmişti.
AA’ya göre Nilfuruşan, Kudüs Gücü bünyesinde uzun yıllar Lübnan ve Filistin’de İran’ın desteklediği gruplarla yakın çalışmaları nedeniyle İran için kilit askeri yetkililerden biri olarak biliniyordu.
Hamas: Sadece direnişi güçlendirir
Hamas bir açıklama yaparak ‘Nasrallah’ın ölümünün sadece direnişi daha da güçlendireceğini’ iddia etti.
Irak’ta üç gün yas ilan edildi
Irak’ta, Nasrallah’ın ölümü nedeniyle üç günlük yas ilan edildi.
Hasan Nasrallah kimdir?
Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, 31 Ağustos 1960’da başkent Beyrut’ta dünyaya geldi.
Nasrallah, ülkenin güneyinde yer alan Sur kenti sakini babasının iş bulmak için geldiği Beyrut’un kuzeydoğusundaki Burc Hamud bölgesinde doğdu.
Lübnan’da iç savaşın başladığı 1975’de 15 yaşında olan Nasrallah, ailesiyle birlikte memleketi Sur kentine bağlı el-Bazuriye köyüne döndü ve orada Şiî Emel Hareketi’ne katıldı.
Irak ve İran’daki Şii merkezlerindeki ‘havza’ diye adlandırılan okullarda dini eğitim alan Nasrallah, daha sonra Lübnan’a dönerek Emel Hareketi’nin lideri Abbas Musevi’nin kurduğu okulda öğrenim gördü.
İsrail’in 1982’de Lübnan’ı işgal etmesinden sonra Hizbullah örgütüne katıldı. Abbas Musevi’nin 1992’de İsrail tarafından öldürülmesinden sonra 12 Şubat 1992’de Hizbullah’ın genel sekreteri seçildi.
İsrail-Lübnan Savaşı sırasında 14 Temmuz 2006’da Nasrallah’ın birkaç saat önce ziyaret ettiği büro, İsrail’in attığı bombalarla imha edildi. Ancak Nasrallah, sağ kurtulmayı başardı.
Hizbullah’ın 2000’de Güney Lübnan’ın 22 yıl süren İsrail işgalinden kurtarılmasında ve ardından Temmuz 2006 savaşında İsrail’e karşı oynadığı rol, Nasrallah’a büyük prestij kazandırırken, 2006 Lübnan Savaşı’nın galibi, birçok Orta Doğu ülkesinde Hizbullah olarak görüldü.
Nasrallah ayrıca Lübnanlı ve Arap esirlerle İsrail tarafından alıkonulan direnişçilerin cesetlerinin iade edilmesi için takas anlaşması yapılmasında da önemli bir rol oynadı.
Hamasetli konuşmaları ve güçlü kişiliği, Arap ve İslam dünyasında kendisine popülerlik kazandıran faktörler olurken, konuşmaları geniş yankı ve ilgi gördü.
Nasrallah 2011’de patlak veren Suriye iç savaşında Beşar Esad’ın yanında yer aldı.
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın ‘Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme’ gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenlemesi üzerine Nasrallah’ın adı tekrar gündeme geldi.
Nasrallah, Filistin direnişini desteklemek için Lübnan’ın güneyinde İsrail’e karşı bir cephe açıldığını duyurdu ve bu cephenin Gazze’deki savaş bitene kadar sakinleşmeyeceğini birçok konuşmasında söyledi.
Nasrallah cephenin Filistin’e destek cephesi olduğunu vurgulayarak, İsrail’le topyekün bir savaşa girmek istemediklerini ima etti.