Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE), Dilruba Kayserilioglu’nun tahliyesi sırasında ‘resmi prosedürlerin eksiksiz olarak uygulandığını’ savundu: “Tutuklu, tahliye işlemleri sürerken, kurum personeline, ailesi, avukatı veya bir başka tanıdığına haber verilmesi yönünde bir istemde bulunmamıştır.“

Dilruba, İzmir’de bir sokak söyleşisinde Instagram’ın erişime engellenmesini eleştirmişti. Kullandığı ifadeler nedeniyle 12 Ağustos’ta gözaltına alınmış ve aynı gün tutuklanarak Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilmişti.
‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama’ ve ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamaları yöneltilen Dilruba’nın tutukluluğuna itiraz reddedilmişti.
Avukat Hüseyin Yılmaz müvekkiline kamu davası açıldığını ve 3 Eylül’e duruşma günü verildiğini duyurmuştu.
İtiraz üzerine mahkeme Dilruba’nın ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasından tutukluluğunu kaldırmış, yurt dışı yasağı getirmişti.
Fakat Dilruba’nın ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla tutukluluğunun devamına karar verilmişti.
Dilruba, gece saatlerinde serbest bırakılmıştı. Annesiyse uygulamaya şu ifadelerle tepki göstermişti: “Dün akşam saatlerinde tahliye edilmiş kızım. Ama ne benim ne de avukatının bundan haberi yok. Avukatı ya da ailesi aranır. Elinde siyah bir poşetle bir anda tahliye etmişler. O saatte bir genç, annesine ya da avukatına haber verilmeden tahliye ediliyor.
Kızımın elinde hiçbir şey yok. Kızım bir telefon bulmuş. Öyle aradı beni, o şekilde haber verdi. ‘Annecim sakın ağlama. Beni tahliye ettiler’ dedi.
Arkadaşları vardı. Onları aradım o şekilde gidip aldılar.
Bir genç kız. Ya başına bir iş gelse orada. Tenha bir yer. Orası suçluların olduğu bir yer. Avukatlarıyla görüştük. Bu konuda da bir suç duyurumuz olacak.“
CTE bu açıklamadan sonra kendini savundu.
Kayserilioglu’nun hakkında İzmir 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29 Ağustos 2024 tarihli tahliye müzekkeresinin aynı gün saat 17.13’te ceza infaz kurumu portalına düştüğü belirtilen açıklamada, bunun üzerine hemen tahliye işlemlerine başlandığı ve tutuklunun saat 20.00 sıralarında tahliye edildiği aktarıldı.
Açıklamada, Kayserilioglu’nun emanete alınan eşyası arasında cep telefonu bulunmadığı anlatılarak, şunlar kaydedildi:
“Resmi uygulama gereğince kişisel eşyası ile bir miktar parası kendisine eksiksiz teslim edilmiştir. Tutuklu, tahliye işlemleri sürerken, kurum personeline, ailesi, avukatı veya bir başka tanıdığına haber verilmesi yönünde bir istemde bulunmamıştır. Yasal zorunluluk olmamasına rağmen maddi durumu olmayan veya ulaşım güçlüğü yaşadığını beyan eden bütün tutuklulara kurum idaresince gerekli yardım sağlanmaktadır. Adı geçen tutukluya da jandarma tarafından araçla kampüs ana nizamiyesine kadar eşlik edilmiştir.”
Kampüs önünden Aliağa ilçe merkezine toplu ulaşım araçları bulunduğu, ulaşım sorunu yaşanmadığı belirtilen açıklamada, “Tutukluya tahliyesi esnasında resmi prosedürler eksiksiz olarak uygulanmış olup bir ihmal ya da eksiklik söz konusu değildir” denildi.