Özge Güneş: Bir çiftçi 'Bütün köy icralık' demişti, unutuldu gitti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bundan önceki senelerde eylemler çoğu zaman bireysel “sitemler” biçiminde yansıtılıp algılanıyordu. Hâlbuki bundan dört yıl önce Tarım Kredi Kooperatiflerine karşı traktörleriyle sokağa çıkan çiftçilerin isyan dalgası da bugünküne eşdeğer imkânlar taşıyordu. Kredi borçlarının yapılandırılmasını istiyorlardı. Bu eylemlerden birkaç ay öncesinde borçlarını ödeyemeyen çiftçilerin traktörlerine el koyulmuştu. “Bunlar tefecilik yapıyorlar. Bütün köy icralık” demişti bir çiftçi. Unutuldu gitti.

Bu tür benzerlikleri başkaca eylemlerle de kurabiliriz. Örneğin bu yılın başlarında isyan eden narenciye üreticileriyle kurabiliriz. Çok az kişi hatırlayacaktır. Zira pek de ilgi çekmemişti. Ağaçlar kesilmiş, limonlar portakallar yerlerde kalmıştı. Limon tarlada 50 kuruş, tezgâhta 15 liradan başlıyordu… Bir başka sene biber üreticileri hasatlarını yollara dökmüştü. Süt, kiraz, şarap… örnekler gırla. Önceki sene fındık üreticileri ağaçlarını kesiyordu. Tütün üreticileri benzer tepkiler verdiklerinde bugün bakanlığın öve öve bitiremediği sözleşmeli üretim yapıyorlardı. Sözleşmelerde fiyat yazmıyordu. Hasat dönemi şirketler kendi fiyatlarını dayatınca tütün üreticileri de kantara gitmeyerek protesto etmişlerdi. Uşak’ta, Denizli’de, Aydın’da, Manisa’da, Muğla’da sokaktaydılar. Talepleri adil fiyat idi. Girdi maliyetlerindeki yüzde 300-400 artışlara karşı layık görülen yüzde 70 civarı artışı protesto ediyorlardı, zarar ettikleri için.

Yani bu isyanın ön gösterimlerini görüyorduk, bu sorunlar çözüme kavuşturulmayıp daha da derinleştiği için (yeni yasalarla, şirket hâkimiyetiyle, TMO’yla) isyan da yayıldı, büyüdü.

Özge Güneş’in yazısı