Fehmi Koru: İktidar Meclis'te yere dökülen kanın, seçimi öne çekeceğini galiba göremiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kavga sonrasında başkanlık kürsüsünde Numan Kurtulmuş’u gördük ama arada kan dökülmüştü bile…

Belli ki, oturumu yöneterek siciline leke sürdürmek istememişti Kurtulmuş; ancak günün tutanağında onun da adı olacak.

Seçilmiş milletvekilini cezaevinden çıkarıp görevine başlamasını sağlaması ve Meclis’e itibarını iade etmesi beklenen Numan Kurtulmuş’a bağlanan umutlar boş çıktı.

Ülkemizde siyasetin dilinin ne kadar sorunlu olduğu malum; geçen haftanın iki yazısını, ağzına hakim olması gereken bazı siyasiler konuşurlarken çoluk-çocuğun kulaklarının kapatılması gerektiğine dair konulara ayırmıştım.

Yalnız kulaklarını değil, siyasetçilerin bulunduğu ortamlarda gözlerini de kapatmaları gerekiyor çocukların…

Meclis’te kavgalı oturumlar daha önce de yaşanmıştı. Meclis çatısı altında bir-iki kez silahların konuşturulduğunu da biliyoruz. Önceki gün yaşananlar ilk ve tek örnek değil.

Ancak bu defa eski örneklerden farklı bir durum var: Ağız bozukluğu da, kavga da iktidarın isteyebileceği türden olaylar değil. Bu defa yaşanan ve yaşatılanlar dikkatlerin dağılmasına ve iktidarın güçlenerek yoluna devam etmesine değil, varlığının sorgulanmasına sebep olabilecek…

Geçim sıkıntısının geride bırakılmasını getirecek gelişmelere umudunu bağlamış ekonomi yönetimi, iktidar cephesinden gelen kural-dışılıkların yerli-yabancı çevrelere yansımasıyla istediği sonucu almakta zorlanacak…

Kim siyaseti böylesine çatışmacı bir ortamda seyreden ekonomisi zorda bir ülkeyle iş tutmak ister? Yatırım yapmayı, borç açmayı düşünür?

Vatandaşlar için de hoş bir manzara değil, siyasetten dışarıya yansıyan sözler ve görüntüler…

Fedakarlık ve sabır talep edilen kitleler, tuzu kuru bildikleri siyasileri birbirleriyle itişir-kakışır gördüklerinde, bunun kendi yararları için bir çatışma olmadığını anlamayacaklar mıdır?

Elbette anlarlar.

AK Parti kendisini zora düşürdü, fakat ortağı MHP’yi ve lideri Devlet Bahçeli’yi sevindirdi.

İktidar, ülkenin önünde nasıl olsa genel seçime kadar dört yıllık bir süre olduğu hesabını yapıyor ama, kendi kadrolarının ağızlarından çıkanlar ile Meclis’te yerlere dökülen kanların, sandığın tarihini bayağı öne çekmeyle sonuçlanacağını galiba göremiyor.

Fehmi Koru’nun yazısı