İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un daha sabah kahvaltısında İsmail Haniye için attığı taziye mesajının sansürlenmesi en güçlü sebep, ancak bunun arkasında dahi duramayacak bir kaos var belli ki iktidar cenahında. Aynı saatlerde AYM’nin İletişim Başkanlığının dezenformasyonla “mücadelesinin” ifade özgürlüğüne aykırı olduğuna dair kararının paylaşılması, hemen sonra silinmesi, AYM’nin sitesinin “çökmesi” ilginç bir tesadüf. Çok geçmeden neler olduğunu öğreniriz herhalde, artık bu tür “iç çekişmeler” çok uzun gizli kalmıyor.
Esas sebebi tahmin etmemize rağmen uzun bir süre nasıl gerekçelendirileceği beklendi. Sonunda karşımıza her şeyin içine konulabileceği “katalog suçlar” kavramı çıktı. Hükümetimiz döve döve halka hukuk öğretiyor. Katalogdakilerin hangisi acaba diye merak edenler de tatmin olmadı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun açıklaması şöyle “… Hani net bir şekilde hassasiyetlerimiz belli. Oradaki eksiklikler belli. O eksiklikleri giderdikleri an yani diyelim ki bir saat sonra biz o engeli kaldırmış olacağız. Ama hani burası bir bağımsız bir ülke. Kanunlar, kuralları olan bir ülke. Herkesin de bu kanunlara, bu kurallara biz uymasını istiyoruz net olarak.”
“Hassasiyetlerimiz” ne, kimin hassasiyetleri? Yaklaşık bir aydır sokak hayvanları konusunda hassasiyetimiz için çırpınıyoruz ama dikkate alınmadı. Uraloğlu’nun hassasiyetiyle benimkiler mesela aynı olmayabilir, o durumda Uralaoğlu’nun hassasiyetlerinin daha üstün olduğuna dair bir kanun ya da hüküm mü var? Hangi hassasiyetleri dikkate almamış Instagram ya da üst kuruluşu Meta?