Enflasyonu düşüreyim derken tüketim patladı, kredi hacmi rekor kırdı. Tabii ki, enflasyon doğal olarak patladı.
Baktılar olmuyor, dolarizasyonun önüne geçmek için bir başka yılana sarıldılar: Emekliye 500 lirayı çok gören iktidar, yaklaşık 1 trilyon lirayı bu dolarcılara ödedi. Baktılar olmadı, sonunda ‘Mehdi’yi pardon Mehmet Şimşek’i kurtarıcı olarak çağırdılar. Şimşek “rasyonel” dedi ve %8,5 olan faizi %50’ye çekti. Böyle olunca kimse ucuz kredi alamıyor. Araba satılmıyor, konut satışı da fiyatı da düşüyor. Garibanların üç kuruş tasarrufunu düşük faizle kredi olarak alıp %400 kâr eden şirketler şimdi bağırıyor; Faizleri düşürün!
Neden? Çünkü %400 kazanamıyorlar. Neden? Çünkü 2 milyonluk evi 15 milyona satamıyorlar! Bazı kişiler çıkmış bağırıyor, faizi düşürün diye. Onların lobisini yapan bazı akademisyen ve analistler, ağustos veya eylül ayında düşmesi gerektiğini söylüyorlar. Sonunda Merkez Bankası Başkan Yardımcısı isyan edercesine bu faiz lobisinin önünü kesti. “Faizleri düşürmek gündemimizde yok” dedi. Şimdilik herkes sustu!
Beni en çok düşündüren, sessizliğini koruyan Erdoğan’ın ne kadar sabredeceği. Zira düşük faizden beslenen o lobi, sürekli olarak AKP’ye ve saraya “faizi indir” çağrısı yapıyor. Hep yüksek faiz lobisi olacak değil ya! Bunlar da düşük faiz lobisi.