Önerge gündeme geldikten sonra medya operasyonu da başladı. Bir de baktık ki “Yasa teklifinden ötenazi çıkarıldı!” başlığıyla haberler servis edilmiş, toplumsal tepki bastırılmaya çalışılıyordu.
“En azından artık ötenazi yok” diyenler, barınaklara alınan köpeklerin önergede yer alan tanımlamalara uydurulup 5996 sayılı yasaya dayanarak öldürülebileceğini görmeyecekti, plan buydu! Ne yazık ki komisyon toplantısına katılan bazı muhalefet milletvekilleri de bu tuzağa düştü; öldürmeme konusunda AKP ile fikir birliğine vardıklarını dile getirenler oldu.
Oysa şu anda ülkemizdeki hayvan bakımevlerinin 105 bin hayvan kapasitesi varken, 4 milyon olduğunu iddia ettikleri sokak köpeklerini hangi yöntemle ve hangi personelle yakalayıp istifleyecekleri sorulduğunda hiçbir yanıt veremeyen AKP’lilerin amacı sorun çözmek değil, köpekleri yok etmek, bunu yaparken de ihaleler yoluyla oluşacak ranta el koymak ve ormanları barınak inşaatı gerekçesiyle yapılaşmaya açmak!
Ayrıca 5199 sayılı yasanın 6. maddesi kaldırılıp köpekler toplatıldıktan sonra o canların başına ne geleceğini tahmin etmek de zor değil.
Milletvekillerinin daha önce TBMM’de hiç olmadığı kadar emniyet görevlisi gördüklerini söylediği bir ortamda yapılan toplantıya demokratik toplum temsilcilerinin alınmamasının, görüşmelerin 13 saat 45 dakika boyunca yoğun tepkiye karşın baskıyla sürdürülmesinin ve televizyonun bozuk olduğu söylenerek Meclis TV’den yayın yapılmamasının nedeni de budur.
Çünkü ortada buram buram kan kokan bir yasa teklifi ve halktan gizlenmesi gereken gerçekler vardır. Mesele budur!