Seçime bir hafta kala en güçlü aday çekilirken herkes federasyon başkanının seçimi rahatlıkla kazanabileceğini düşünüyordu ve bu halde kendisine hiç şans tanınmayan eski Trabzonspor kulübü başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, seçimi beş oy farkla kazandı. Son anda nasıl kulisler döndü ve neler vaat edildi, umarım bir gün bunları öğrenebiliriz ancak kendisini yeniden başkan olarak düşünen Mehmet Büyekekşi’nin tam bir hayal kırıklığına uğradığını buna karşın yeni başkanın daha ilk andan itibaren farklı bir profil çizmek için açıklamalar yaptığını görmüş olduk. Öncelikle eski federasyonun tıpkı diğer bütün kulüp yapılarında olduğu gibi bütün eleştirilere rağmen idari ve mali açılardan ibra edilmesi meselesini göz ardı etmememiz gerektiği kanaatindeyim. Gerçekten demokratik bir hayat ve bu hayata bağlı bir yaşantı hayal ediyorsak ellerimizin otomatik talimatla kaldırılıp indirilmesi yerine eleştirinin ve sorgulamanın hâkim olduğu bir yapıyı hayata geçirmemiz gerektiğini unutmamalıyız.
Son olarak yeni başkan ile ilgili de bir şeyler söylemek durumundayım çünkü bundan sonra ülke futboluna yön verecek olan kişinin geçmişte çok eleştirilen başkanların çok ötesinde şiddet ile hemhal olmuş bir geçmişi var. Trabzon’da oynanan karşılaşmada hakemin performansına sinirlenip, hakemi kendisi kente gelinceye kadar kilitli tutulması talimatı veren ve hatırını kıramadığı kişinin telefonu sonrasında bu davranışından vazgeçtiğinin kayıtları da orta yerde duruyor. Sadece son ifadeler üzerinden bile giderek aslında seçimi kazananın yine iktidarın ta kendisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İktidarın içerisinde farklı grupların ve bu gruplara bağlı adayların yer alıyor olması, seçimlerin sonucunu değiştirmiyor! Öte yandan başta Servet Yardımcı’nın açıklamaları ve sonrasındaki gelişmelerin FIFA ve UEFA tarafından da masaya yatırılması gerekiyor ancak onların bize bakışının da bu noktada bizi kaale almama temeline doğru kaydığını üzülerek söylemek durumundayım. Futbol kamuoyuna mesajım ise çok açık ve net: Yeni yönetimi ve bu yönetimin etrafındaki tartışmaları izlemeye devam edin. Görün bakın orada neler olup bitecek! Aslında aynı tas ve aynı hamam şeklindeki filmin yeni versiyonunu izlemenin ötesine ne yazık ki geçemeyeceğiz. Vasatlık her alanı olduğu gibi burayı da tahkim etmeyi sürdürdükçe futboldaki bel altı tartışmaların düzeyi de daha da aşağılara doğru inecek.