MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 76’ncı Büyük Kongresi bugün başlıyor. Üç gün sürecek kongrede odaların seçtiği 487 delege, iki yıl boyunca TTB’yi yönetecek konsey ve kurulları belirleyecek.

Etkin Demokratik TTB Grubu ile gruptan ayrı bir listeyle seçime giren Tabip Odaları İnisiyatifinin uzlaşma görüşmeleri sürüyor. Çağdaş Türk Hekimleri Birliği, Çağdaş Hekimlik Grubu ve Türk Hekimleri Birliği’nden oluşuyor.
Hekimlerin tek çatı meslek örgütü olan TTB’nin bu seçimi heyecanlı geçecek. Sol görüşlü hekimler bu kez iki ayrı listeyle seçime gidiyor. Tabip odaları seçimleri bu ayrışmanın ve içeriden de eleştirel bakışın ipuçlarını vermişti. Etkin Demokratik TTB Grubu’nun özellikle büyük illerin tabip odalarındaki temsilcileri ya seçimleri az farkla kazanmış ya da listeleri delinmişti.
Çağdaş Türk Hekimleri Birliği adayları ise kendi ifadeleriyle “muhafazakar, milliyetçi, ulusalcı, Atatürkçü, sosyal demokrat” hekimlerden oluşuyor. Diğer iki grup bunları, TTB’yi iktidarın arka bahçesi yapmaya çalışmakla itham ediyor. Birlik ise onları etnik siyaseti yapmak ve TTB’yi görevi dışına çıkarmakla.
Diken her güç grubun merkez konsey adaylarıyla konuştu.
‘Son dakikaya kadar uzlaşmaya açığız’
Etkin Demokratik TTB Grubu listesinde İzmir’den yer alan Dr. Zeynep Altın, birliğin önümüzdeki dönem sağlık politikaları yönetiminin aynen devam edeceğini söyledi. Hekimlerin emek mücadelesinde kaybettikleri itibarın tekrar kazanılması, sağlıkta şiddetin önlenmesi, özlük haklarının korunması mücadelesini sürdüreceklerini belirten Altın, Tabip Odaları İnisiyatifinin ayrı listeyle seçime girmesini doğru bulmadığını, bunun kaybettirecek bir manevra olduğunu söyledi.
Seçime inisiyatifle birlikte tek listeyle girmenin en büyük arzuları olduğunu ifade eden Altın şöyle devam etti: “Bunun için somut adımlar attık. Her türlü fedakarlığı yapma konusunda kararlıyız. Grubun 11 kişilik merkez konseyi adayları olarak oybirliğiyle seçim yürütme kuruluna feragat dahil tüm haklarımızı, bize sorulmaksızın alma yetkisi vererek aday olduk. Tek listede uzlaşı sağlanırken, toplumun sağlık hakkının öncelenmesi, hekim emeğinin değersizleştirilmesine karşı etkin mücadeleden vazgeçilmemesi kırmızı çizgilerimizden. Listede şu kişi olsun, bu kişi olsun böyle kaygılarımız yok.”
Grup seçim deklarasyonunu bugün açıkladı. Altın bunu da iyi niyetin bir parçası olarak düşündüklerini söyledi: “Pazar günkü seçim anına kadar uzlaşmayı zorlayacağız. TTB’yi toplumsal muhalefette kaybedilmeyecek bir mevzii olarak görüyoruz. TMMOB’da yaşananlar TTB’de olmasın diye uğraşıyoruz.”
‘TTB yaşamdan ve barıştan yana kalacağız’
Altın ayrıca TTB’nin toplumda en güvenilir kurumlardan biri olarak gösterildiğini, aykırı iddiaların iktidarın algı oyunları olduğunu ifade etti.
Grup deklarasyonunda, hekimlerin özlük haklarını ve mesleki etik değerlerini, halkın sağlık hakkını savunurken, barışın egemen olduğu, özgür, adil, laik ve demokratik bir ülkede yaşamak istediklerini söyledi: “Yaşamdan ve barıştan yana olan tutumumuzu bugün olduğu gibi yarın da sürdüreceğiz.”
‘Hekimler TTB’ye küs, kazanmamız lazım’
Tabip Odaları İnisiyatifini destekleyenler arasında uzun yıllar Etkin Demokratik TTB Grubu merkez konsey üyesi, delege ya da aktivist olarak mücadele edenler de yer alıyor.
Öğrenciliğinden beri TTB aktivisti olan, Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, hekim hareketinin çok zayıfladığını ve acil ihtiyaçları bulunduğunu söyledi. TTB’nin son yıllarda hekimleri uzaklaştırdığı ve bağını zayıflattığı eleştirisini yapan Azap, şöyle devam etti: “Bu TTB’nin sağlık ortamına müdahale olanaklarını çok kısıtlıyor. TTB bir söz söylediği zaman hekimler arasında ve toplumda bir sorgulama olmamalı. İnsanlar ‘TTB söylüyorsa bu doğrudur’ demeli. Böyle bir güven ortamı sağlanmalı. Bu gereklilik konusunda diğer grupla çok anlaşamıyoruz. Arkadaşlar TTB’nin her zaman ki kadar başarılı olduğunu düşünüyorlar. Ama biz tabip odası seçimlerinde böyle olmadığını çok yakın gözledik. Bütün illerdeki tabip odaları seçimleri çok zorlu geçti. Hekimlerin TTB’ye tabip odasına ne kadar küstüğünü, sözünü merak etmediklerini gördük. Hekimlerle, toplumla kopan bağlarımızı tamir etme ihtiyacı var. Bunu yapmazsak iki sene sonraki seçimlerde Ankara’yı alabilmemiz mümkün değil. TTB’yi de kazanma şansımız hiç kalmaz.”
‘Taban hareketiyiz’
İnisiyatif, gruba merkez konsey üyelerinin odaların önerdikleri isimlerden oluşmasını önerdi. Ancak kabul görmedi. Önceki iki dönemde, odaların haberi olmadan hatta önermedikleri kişilerin konseye seçildiğini, bunun o ildeki hekim hareketini felce uğrattığını aktaran Azap, şunları söyledi: “Buradaki en büyük sorun TTB’nin aykırı seslerin dinlenmediği, konuşulmadığı dar ve küçük bir gruba çevrilmesi. Biz TTB’yi güçlendirebilecek bir taban hareketiyiz. Önerimiz pek çok tabip odasından kabul de gördü. Böylece bütün odaları ve hekimlerinin enerjisini TTB faaliyetlerine yansıtma şansı bulabiliriz. Uyumla daha büyük işler çıkabilir. Listemizi böyle hazırladık. Bu önerimizi arkadaşlar (Etkin Demokratik TTB) benimsemeyince ortak liste oluşturma şansımız kalmadı. Ama bizim listemiz bir heyecan yarattı. Desteğimiz de oldukça fazla.”
Azap da TTB’nin ihtiyacını karşılayabilecek bir tek listede buluşmak istediklerini vurguladı: “Ama sırf tek liste olsun diye de TTB’nin çıkarlarını bir kenara bırakamayız. Yakın tarihte bunun işe yaramadığı görüldü.”
‘TTB amacından saptı’
Çağdaş Türk Hekimleri Birliği’nin merkez konseyi ve başkan adayı Prof. Dr. Rıza Hakan Erbay. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi olan Erbay, bir önceki dönemde TTB Merkez Konsey üyeliği yaptı. Erbay kendisini sosyal demokrat olarak tanımlıyor.
Hekimlerin ve hekimliğin düştüğü ve düşürüldüğü acı tabloya çareler üretebilmek için bir araya geldiklerini belirten Erbay, şunları söyledi: “Bizim birkaç seçimden beri çabamız TTB’nin amacından sapmış, 6023 sayılı TTB kanununa uygun olmayan hatta yasa dışı eylem ve söylemlerle yalnızlaşmış, yıpratılmış meslek örgütümüze yeniden işlerlik kazandırabilmek. Ekonomik, mesleki ve sosyal son derece büyük sıkıntıları olan meslektaşlarımıza çözümler sağlayabilmek. Ülkemizin sağlık politikalarına yön verebilecek bir ağırlıkta fikir üretebilmek”
‘Hekimler tabip odalarının yerini bilmiyor’
Erbay tabip odalarının seçimlerinin, üyelerin bile sadece yüzde 5-25’inin katılımıyla yapıldığını hatırlattı: “Hekimler meslek örgütünün bu haline sırtını dönmüş durumdadır. Bunca soruna rağmen odaların yerini bile bilmiyor, TTB’ni çözüm organı olarak da görmüyor, hissetmiyor. Ancak mevcut yönetim ve bu yönetimin iki listesi bunu umursamıyor çünkü yüzde 5 -10 oy ile kazanmaktan ve giderek içe doğru kıvrılan ve küçülen sarmal bir kısır döngüden çok mutlular. Ama artık TTB tükenme noktasında. 10-15 senedir etnik ve marjinal politikaları dilendiriyor. Türkiye’nin ayrışmasını, bölünmesini pompalayan bir siyasi partinin arka bahçesi veya platformu gibi kullanılıyor. Yeri orası değil. Hekimlik, hekimler adına yeterli ve etkin çalışma yapılmıyor. Saygınlık ve sözü dinlenir ağırbaşlı hekimlik örgütünü tekrar tesisi etmek iddiasındayız.”
Son yıllarda kurulan sendikalara 150 bin hekimin üye olduğunu hatırlatan Erbay, “TTB’den beklentileri kalmayınca sendikalara üye oldular” dedi.
Erbay, cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıktıklarını söyledi: “Demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti olan ülkemizde hekimlerimizin ve halkımızın mutluluğuna çalışmak için göreve talibiz.”
Delegeler pazar günü sandık başına gidecekler.