Zülal Kalkandelen: Emeklilere 'Kaynak yok' diyen Saray'ın bir dakikalık harcaması iki asgari ücreti geride bırakıyor!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Her vatandaşın kendi vergileriyle oluşan kamu bütçesinin nasıl ve nereye harcandığına ilişkin bilgi alma hakkı varken Türkiye’de bu konu da gizemini koruyor!

Erdoğan’a sorarsanız, “Tasarruf tedbirlerine istisnasız olarak tüm kamu idareleri ve personeli uymak zorunda”. O zaman oturduğu 1150 odalı Saray ve devasa bütçesiyle altı bakanlığı geride bırakan Diyanet de uymak zorunda. Ama gerçekte öyle olacak mı, yoksa yine bu kurumlardaki gösteriş ve savurganlık, “İtibardan tasarruf edilmez” denerek savunulacak mı ya da bilgiler halktan gizlenmeye devam edilecek mi?

Kamuoyunda yeni tasarruf paketi ile ilgili olarak bazı önlemler öne çıktı. Örneğin savunma ve güvenlik hariç, toplu taşıma olan yerlerde, kamuda personel servisinin kaldırılması, iktidara yakın olanların çift maaş almasının engellenmesi, tavan maaş uygulaması getirilmesi, araç sayısının azaltılması gibi önlemler konuşuldu.

Ancak bunlar açıklanan paketi alkışlamamızı gerektirmiyor. Çünkü…

Birincisi bu paket, 2023 yılında bütçenin beşte biri kadar, 1 trilyon 375 milyar TL açık veren Türkiye’de bütçe açığını kapatmaktan çok uzak.

İkincisi, avantadan maaş, torpillilere yüksek maaş gibi uygulamaların sona erdirileceğinin söylenmesi bile bunların yıllardır sürdürüldüğünün itirafı olarak tarihe geçen bir utanç.

Üçüncüsü, AKP döneminde kamuda yaşanan hortumlamanın tüm bedeli, emeği ile hayatını kazanan dürüst vatandaşlara yüklendi; emekçi sınıf çok derin bir yoksullaşmanın içinde yaşam savaşı verirken yandaşlar ve sermayedarlar katbekat zenginleşti.

Bu talanın üzerine sünger çekilemez; bedeli sorumlulara mutlaka ödetilmeli.

Zülal Kalkandelen’in yazısı