İlber Ortaylı: Türk medeniyetini anlamak için…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türk medeniyetini anlamak için coğrafi sınırlar İran’dan başlar İspanya’ya kadar uzanır. Son zamanlarda Cenova’da gördüğümüz gibi, İtalyan şehirlerinin tarihi şehirlerin Türkiye’ye olan yakın ilgisinden dolayı birlikte çalışmalar görülüyor. Bunun artması lazım. İtalya’da okuyan kalabalık sayıda Türk genci var. Bunların İtalyan kültürüne sahip çıkacak kadar bu dili öğrenmeleri ve alaka duymaları biraz da iki taraftan müşterek faaliyetlerin desteklenmesiyle mümkün olacak gibidir. Konferans, Türk gençlerinin ve İtalyanların dikkatini çekti. Gençlerden gelen birkaç sorudan da bu anlaşılıyordu. Yazar Pieralvise Zorzi de Venedik tarihi ve Marco Polo üzerine çalışanlardan. Doğrusu konuşması ilgi çekiciydi. Bence bazı karalamacı, şüpheci veya abartıcı efsanelerin dışında Venedik’in hayatını ve Marco Polo’yu ilginç bir şekilde ele aldı.

1895’te temeli atılan ve dünyanın en prestijli, en seçkin kültürel kurumlarından biri olarak kabul edilen Venedik Bienali’nde iki yılda bir olmak üzere; bir yıl sanat bir yıl ise mimarlık sergisi düzenleniyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın koordinasyonunu üstlendiği Venedik Bienali Türkiye Pavyonu ise Türkiye güncel sanatını derinden etkileyen ve dünyada saygın bir yer edinen 50 yılı aşkın sanat pratiğinde; resim, enstalasyon, video ve performans üretimlerine eğilip; göç, yerellik, kimlik, kültürel farklılık ve toplumsal cinsiyet gibi konuları ele alan Gülsün Karamustafa’nın bienale özel ürettiği eserlerine yer verilmiş. Bienalin en yüksek ödülü olan yaşam boyu altın aslan ödülü de bu sene Nil Alter’e verildi. Gülsün Karamustafa, genç kuşaklar için en etkili sanatçılardan biridir. Türk pavyonu da hayli orijinal, birtakım pavyonlar da öyle.

İlber Ortaylı’nın yazısı