MESUDE DEMİR
Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre her 20 saniyede bir diyabete bağlı ayak kesiliyor. Türkiye’de 500 bin diyabetik ayak yaralı hasta olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık 25 bini ayaklarını kaybediyor.
Her 15 saniyede bir diyabete bağlı ayağın kesildiğini belirten Acıbadem Hastanesi kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Emre Özker, ayak yarası olan hastaların nereye başvuracağının hekimler arasında da tartışma konusu olduğunu söyledi: “O cerrahi mi, bu cerrahi mi kimse ucundan tutmuyor. Bunlar ortada kalan hastalar.”

Fotoğraf: Canva
Diyabet sıklığı tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de artıyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu’na göre, 537 milyon yetişkinin diyabetle yaşıyor. Ülkemizde bu sayı dokuz milyonun (12 milyon olduğunu öne sürenler de var) üzerinde. Bu durum ayak komplikasyonlarının artışını da beraberinde getiriyor. Diyabetik hastalarda gelişen ayak yaraları ve enfeksiyonları önemli sağlık problemi. Diyabetik ayak, diyabet (şeker) hastalarının ayaklarında çıkan ve iyileşmeyen yaraları ifade ediyor.
Diyabet hastalarının yüzde 10-15’i hayatlarının bir döneminde ayak yarası problemi yaşıyor. Bunlar hasta olmayan nüfusa oranla 15 kat daha fazla sayıda ampütasyona maruz kalıyor.
Diyabetik ayak yaraları ölümcül
Alt ekstremite amputasyonu sonrası beş yıllık ölüm oranı yüzde 77’ye kadar yükseliyor. Bu nedenle, diyabette ayak yarasına yol açan faktörlerin bilinmesi ve riskli hastaların yakın takibi son derece önemli.
Diyabetin bütün organ damarlarını tuttuğunu belirten belirten Özker şöyle devam etti: “Yaklaşık dörtte birinin ilk kez hastaneye başvuru sebepleri yara. Yarayla başvuran hastaların (ki en sık diyabetik ayak yarası) yaklaşık yüzde 15-25’i bu hadiseden sonra hayatlarını kaybediyor. Yarayla başvuran hastaların yaklaşık yarısının ayak damarlarında ciddi tıkanıklıklar var.”
Diyabet sıklığının artması, nüfusun yaşlanması, çekirdek ailelere dönüşme yatak ve diyabetik yaraları da artırıyor. Yaralara zamanında müdahale edilemediğinde sorun büyüyor. Özker şunları söyledi: “Yaraların üstüne bir de enfeksiyon gelirse, hastaların yarısı üç yıl içinde hayatını kaybediyor. Enfeksiyon yoksa bu süre beş yıl.”
Özker bu hastaların uzuvlarını normale yaklaştıracak tedavilerin de gelişmeye başladığını anlattı: “Ben ve ekibim Uzakdoğu’dan yeni gelen kök hücre bazlı bir tedaviyi uygulamaya başladık. Hastadan kök hücreyi alıyoruz. Kök hücreyi kullanarak, üç boyutlu yazıcıyla doku kaybını tamamlıyoruz. Dünyadaki rakamlar tek uygulamayla yüzde 60-70 oranında yaraların kapatıldığını söylüyor. Az sayıda hastada uyguladık ancak veriler umut verici.”
Diyabette yaranın gelişiminde iki temel faktör etkili. İlki sinir tahribatı (nöropati), diğeri ise damar tahribatı (vaskülopati). Sinir harabiyeti sonucu hasta ağrıyı, acıyı, sıcağı ve soğuğu hissedemiyor. Örneğin ayakkabısının içerisindeki ufak bir taşı veya yabancı bir cismi fark etmeden gün boyu dolaşabiliyor. Ayakta bası yarası oluşabiliyor. Yarada enfeksiyon gelişiyor. Enfeksiyon da iç kısma ilerliyor. Damar tıkanıklığı sebebiyle diyabet hastalarında yara çıkma oranı yüzde 15 olarak biliniyor. Ancak diyabetik ayak yaraları en sık, hem damar tıkanıklığı hem de sinir harabiyeti olan hastalarda çıkıyor.
10 yıllık hastalarda risk artıyor
Üç aylık şeker takibi (hemoglobin A1C) ile düzenli şeker takibi, hasta veya yakını tarafından yapılan düzenli ayak muayenesi, hastanın ayak anatomisine uygun tabanlık ve ayakkabı seçimi, hijyen kurallarına uyulması ve sorun olmayan hastaların ayak muayenesinin yapılması, yara açılmasını önleyebiliyor.
Diyabetik Ayak Yarası ve İnfeksiyonunun Tanısı, Tedavisi, Önlenmesi ve Rehabilitasyonu: Ulusal Uzlaşı Raporu 2024, diyabeti olan tüm hastaların en az yılda bir kez kapsamlı ayak muayenesinin yapılmasını öneriyor. Rapor ayrıca, tip 1 diyabetli hastalarda tanıdan beş yıl sonra başlamak üzere, tip 2 diyabetli hastalarda ise tanıdan itibaren nöropati muayenesi yapılması ve taramanın yılda bir tekrarlanmasını istiyor. On yılı aşkın süredir diyabeti olanlarda yara gelişmesi ya da amputasyon riski artıyor. Muayenede risk faktörleri saptanan hastaların bir-altı ay gibi daha sık aralarla izlenmesi öneriliyor.
Diyabet ayrıca erişkin körlüğünün ve ölümcül böbrek yetmezliğinin en sık nedeni.