Mehmet Şimşek mali disiplin diyor ve fakat bütçe açıklarını vergileri artırarak, trafik cezalarını artırarak sağlamak istiyor.
Vergi yükü yüksek olursa, vergi bilinci düşer, vergide kayıp ve kaçak artar. Vergiden kaçınma artar. Vergiden kaçınma vergiye konu işletmeyi kapatmak ve aynı nedenle başka faaliyet yapmamak demektir.
Sonunda vergi gelirleri eskisinin altına düşer.
1.Vergilere sık zam yapılması ve vergi afları da vergiye karşı tepki yaratır. Maliye literatüründe vergi toplamak için “Kazı bağırtmadan yolacaksın” deyimi var.
2. Yeraltı ekonomisi, yolsuzluk ve haksız kazançlar, vergi verenler için haksız rekabet oluşturuyor ve mükellef vergi ödemek istemiyor.
3.Türkiye’de, zengin ve fakirin aynı oranda ödediği, KDV ve ÖTV gibi vergilerde; vergi oranı yüksektir. KDV ve ÖTV oranlarının yüksek olması, alıcı ve satıcı açısından vergi kaçırma riskini karşılamaya değer bulunuyor. Bu nedenle vergi kayıp ve kaçağı artıyor.
4.Vergi bilincinin gelişmesi için, mükellefin kamu hizmetlerinin kendisi için vazgeçilmez olduğu gerçeğini iyi bilmesi ve yapılan hizmetin doğru yapıldığına inanması gerekir.
Bütçe kaynaklarının, lüks ve şatafata gitmesi, devlet imkânlarının seçim popülizminde kullanılması, vergiye tepki doğuruyor.
Sonunda vergi mükellefi; “Ben ayağımı yorganıma göre uzatıyorum… Devlet de aynısını yapsaydı… Eğer devleti yönetenler, bunu yapmamış ve ödenen vergileri popülizm için kullanmış, yine siyasi arpalıklar oluşturmuşsa ve hiç kimse de bunun hesabını vermiyorsa, başka bir ifade ile ‘yapanın yanına kâr kalıyorsa’ o zaman yeni ödeyeceğim vergiler de aynı şekilde kullanılacaktır” diye düşünür ve vergi vermemek için direnir.