Şimdilerde Biden yönetimi kendi seçmenin “gönlünü almak” için bazı adımlar atmaya çalışıyor; Gazze’ye havadan yardım atılması, İsrail’de hükümetin insicamını bozmak için İsrail Savaş Kabinesi Üyesi Benny Gantz’ın Başbakan Netanyahu’nun tepkisine rağmen Washington’a davet edilmesi, Ramazan ayı öncesinde ateşkes için ABD yönetiminin Tel Aviv üzerindeki baskıyı attırması bu adımların örnekleri. Amerikan yönetimi Gazze’de denizden bir “insani yardım yolu” açılması fikrini bile tartışmaya açmış durumda.
Ancak Filistinliler’in şanssızlığı şu ki, ABD’deki Demokrat seçmenler İsrail’in Gazze’de soykırıma varan uygulamalarına -bir ölçüde- tepki verirken, Cumhuriyetçi seçmenin büyük bölümü ya Filistinliler’in yaşadığı insanlık dramına hiç aldırmıyor, ya da bizzat İsrail yanlısı politika izlenmesini destekliyor. Bu da, Trump Başkan seçilirse, şimdilerde Filistinliler konusunda ABD yönetiminin etkisiz ve yararsız “çabalamalarınının” bile olmayacağının işareti aslında.
Mevcut ABD yönetiminin acizliğini kapatmak için harekete geçen İslam ülkelerinin Cidde’de yaptıkları “olağanüstü bakanlar toplantısında” ise, tam anlamıyla “dağ fare doğurdu”; Toplantıdan konferans düzenlemekten, İsrail’in BM gibi uluslararası kuruluşlardan atılması için çalışmak gibi, Gazze’de yaşanan acil insani ihtiyaca deva olmayacak kararlar çıktı. İslam ülkeleri, kendi kamuoylarındaki Gazze hassasiyetine rağmen, “havanda su dövmeye” devam ediyorlar.
Karanlık bir dönem yaşayan dünyayı, daha da karanlık günler bekliyor gibi…