Bizim boykot kampanyalarıyla elde edebileceğimiz sonuçlar elbette sınırlı. Devletin parası, gücü, etkisi daha doğrudan, daha somut. Yani eğer bir şey yapmak istiyorsa.
(İsrail Gazze’de katliam yapmasaydı bile) Bir tarım ülkesi olarak hiçbir yerden tohum almasak yerli tohum kullansak, eğer bir tohumun geliştirilmesi, veriminin arttırılması gerekiyorsa bunu da kendimiz başarsak güzel olurdu.
İhaleleri tırtıklama ve mıncıklama konusunda geliştirdiğimiz teknikleri neden tarımda geliştiremiyoruz?
Bunu yapamayanın, bizi İsrail menşeli tohumlara mecbur edenin hiç mi sorumluluğu yok? Niçin bizi İsrail tohumuna mecbur edenlere bir şey diyemiyoruz?
Hadi bir yetkili söylesin. İsrail tohumu yasak.
Yetkililerimiz İsrail’le ticaret hacmimizi arttırmaya mı çalışıyor eksiltmeye mi?
İsrail’e petrol göndermeye devam ediyor muyuz?
Kendi yetkililerimize bir şey diyemeyip Starbucks’ta kahve içen vatandaşa sataşmak ne kadar tutarlı?
Takım tutar gibi partizanlık yapma kabiliyetimizi boykot ederken adam seçmeye kadar ilerlettik mi?
Bence boykota katılalım. Katılırken ne yaptığımızın bilincinde olarak.
Bu soruların cevabını da ihmal etmeyelim.