Yaşayan en büyük yönetmen olarak anılan, Oscar ödüllü 80 yaşındaki Martin Scorsese’nin en iyi 10 filmi sıralandı.

Hollywood Reporter son filmi ‘Dolunay Katilleri’ Türkiye’de bugün vizyona giren Scorsese’nin 27 filmi arasından en iyi 10’u derledi.
Sevilen gangster filmlerinden cesur bir dini üçlemeye, popcorn gerilim filmlerinden karanlık karakter portrelerine kadar uzanan Scorsese filmlerinden liste yapan Hollywood Reporter, önden şöyle bir not düştü: Bu liste, yazarın Scorsese’nin hangi versiyonuna daha çok değer verdiğini gösteriyor. Yönetmenin 1970’lerde çıkış yapan filmlerine mi saygı duyuyorsunuz yoksa daha ana akım 21’inci yüzyıl hitlerine mi? Peki dini filmlerini dokunaklı mı buluyorsunuz yoksa uyukluyor musunuz?
Kültür sanat yazarı James Hibberd, oluşturduğu listenin bakış açısını şöyle anlatıyor: “Scorsese, ustalıklı tekniğini ilgi çekici karakterler ve sürükleyici hikaye anlatımıyla birleştirdiğinde en iyi performansını sergiliyor. Yönetmenin bazı filmleri sinemaseverleri, işkence gören kahramanlarının yolculuğunu yansıtan sinematik bir kefarete katlanmaya zorluyor. Bir filmi gerçekten büyük yapan şeyin ne olduğu konusundaki o ebedi tartışmayı çağrıştırıyorlar. Sanatçılığı mı yoksa eğlendirme yeteneği mi? Neyse ki, pek çok Scorsese filmi her ikisini de başarıyla yapıyor.”
Liste şöyle:
Dolunay Katilleri (Killers of the Flower Moon) – 2023

‘Dolunay Katilleri’, petrol zengini olduktan sonra sistematik olarak öldürülen Osage kabilesine dair. İnsanların aralıksız vahşete uğrayıp yok edilmesini anlatan üç buçuk saatlik bir deneyim. Film öfkeyi ve empatiyi kışkırtmayı başaran kesin bir Oscar adayı.
Saatler Sonra (After Hours) – 1985 ve Komediler Kralı (The King of Comedy) – 1982

‘Saatler Sonra’, Scorsese hayranlarının favorisi. Zaman kapsülü niteliğindeki bu büyüleyici komedi, şanssız bir adamın New York’ta geçirdiği gerçeküstü bir gece boyunca birbiri ardına yaşadığı felaketleri anlatıyor. ‘Komediler Kralı’nda ise Robert De Niro, en sevdiği komedyeni kaçırıp ona eziyet eden saplantılı bir stand-up komedyenini canlandırıyor. Bu, Scorsese’nin zaman içinde daha da saygı duyulan birkaç erken dönem filminden biri; bu film olmadan Todd Phillips’in ‘Joker’i de olamazdı.
Korku Burnu (Cape Fear) – 1991

Robert De Niro, 1962 yapımı filmin bu yeni versiyonunda eski avukatını ve ailesini takip eden saplantılı eski mahkum Max Cady’yi canlandırıyor. ‘Korku Burnu’ öyle bir gerilim filmi ki Scorsese’den çıkması şaşırtıcı geliyor. Ara sıra Cady’nin genç Juliette Lewis’i baştan çıkarma girişimi gibi gülünç sahneler olsa da yönetmenin en popüler filmlerinden biri.
Masumiyet Yaşı (The Age of Innocence) – 1993

Edith Wharton’ın romanından uyarlanan ve 20’nci yüzyılın başlarında New York’ta geçen bu romantik dram, konfor alanının çok dışına çıktığı için Scorsese’ye hayli övgü getirmişti. Daniel Day-Lewis ve Winona Ryder’lı, görkemli bir dönem filmi.
Taksi Şoförü (Taxi Driver) – 1976

Robert De Niro bu filmde yalnız ve öfkeli Vietnam gazisi Travis Bickle’ı canlandırıyor. 12 yaşındaki Jodie Foster, Bickle’ın korumaya çalıştığı bir fahişeyi oynuyor. Senaryosunu Paul Schrader’in yazdığı film bir saatli bombanın ham, sert ve acı bir portresi. Yıllar sonra eski ABD başkanı Ronald Reagan’a suikast düzenleyecek John Hinckley, filmi izledikten sonra Foster’ı etkilemeyi kafasına koyduğunu söylemişti.
Para Avcısı (The Wolf of Wall Street) – 2013

Leonardo DiCaprio’nun başrolünde yer aldığı film, 1990’ların borsa kralı Jordan Belfort’un yükseliş ve düşüşünün gevşek bir uyarlamasına dayanıyor. Margot Robbie bu filmde Belfort’un baştan çıkarıcı karısı rolüyle çıkış yapıyor. DiCaprio’yu en çılgın performansı için sıkıştırırken bunu bu kadar eğlenceli hale getirmeyi başarması ise Scorsese’nin yeteneğinin bir kanıtı.
Kızgın Boğa (Raging Bull) – 1980

Paul Schrader ve Mardik Martin tarafından yazılan ve boks şampiyonu Jake LaMotta’yı anlatan biyografide Robert De Niro ve Joe Pesci başrolde. Scorsese’nin sporu yeraltı suç dünyasıyla birleştirdiği film, ringlerdeki görkemli sahneleri ve De Niro’nun olağanüstü performansıyla dikkat çekiyor. Gösterime girdiğinde mütevazı bir ilgiyle karşılanan, güçlü ama izlemesi zor. Sadece Scorsese’nin değil, tüm zamanların en iyi filmlerinden biri.
Köstebek (The Departed) – 2006

Bir film nadiren ‘Jack Nicholson’a rağmen’ harikadır. Oscar ödüllü oyuncunun alaycı performansı muhtemelen filmin ‘yıldızlar geçidi’ kadrosunun en zayıfı. Köstebek, 2002 yapımı Hong Kong filmi Infernal Affairs’in yeniden uyarlaması ve bir Shakespeare trajedisinin Scorsese versiyonu gibi. Senaryosunu William Monahan’ın yazdığı film, Scorsese’nin en iyi bilinen anlatım tarzını -ki bu tarz çoğu zaman serbest, bilinç akışına dayalı bir hikaye anlatımı gibi gelebilir- gerilim dolu ve sıkı yapılandırılmış bir olay örgüsüyle birleştiriyor.
DiCaprio ve Matt Damon çifte hayat yaşayan düellocu canlandırıyor. Babacan Martin Sheen, kıvrak zekalı Vera Farmiga, sevimsiz Mark Wahlberg ve alaycı Alec Baldwin’i de eklediğinizde, her sahnenin birileri tarafından çalındığı sürükleyici bir suç draması ortaya çıkıyor. ‘Köstebek’le Scorsese sonunda en iyi yönetmen Oscar’ını kazandı ve film de en iyi film Oscar’ını aldı.
Sıkı Dostlar (Goodfellas)- 1990

‘Sıkı Dostlar’ ve ‘Baba’ (1 ve 2) genellikle tüm zamanların en iyi mafya draması unvanı için rakip olarak kabul edilir.
‘Sıkı Dostlar’ ilk başta yeterince takdir edilmedi. Yönetmenin tüm suç draması klişeleri burada: Ukalaların yükselişi ve düşüşü, dış ses anlatımı, eski bir rock müziği, çarpıcı öğeler ve renkli karakterlerden oluşan geniş bir topluluk… Ancak Scorsese, bu filminde tüm tanıdık bileşenlerini senfonik bir suç başyapıtına dönüştürmüştür. Bu unutulmaz hikaye o kadar çok dramla dolu ki filmin iki buçuk saatten az sürdüğüne inanmak zor.
Casino – 1995

Genellikle “Goodfellas kadar iyi değil” diye küçümsenen Casino, gerçek bir hikayeye dayanan bir başka dinamik gangster filmi. Kontrolcü kumarhane patronu rolündeki De Niro ve onun akli dengesi yerinde olmayan ortağı rolündeki Joe Pesci her zamanki gibi formunda. Asıl sürpriz De Niro’nun üçkağıtçı ve uyuşturucu bağımlısı karısı rolünde kariyerinin tartışmasız en iyi performansını sergileyen Sharon Stone.