Gözde Bedeloğlu: Kadınları toplum dışında tutanlar için trajik görüntüler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 A Milli Kadın Voleybol Takımı, geçen hafta Milletler Ligi’nde ilk kez şampiyon oldu ve dünya sıralamasında birinci sıraya yükseldi. Hayatı maddi manevi yoksullaşmış, umudu ve mücadele gücü zarar görmüş milyonlarca insan için kadınların bu başarısı adeta can suyu oldu. Kendi adıma saatlerce, her biri azmin ve emeğin simgesi olan kadın voleybolcuların fotoğraflarına baktım, videolarını izledim. Cinsel yönelimi sebebiyle hedef gösterilen Ebrar Karakurt’un bloklarında ve smaçlarında daha da kabardı yüreğim. Bir kadının önüne çıkarılan engellere karşı göstereceği tavra dair ne güçlü bir sembol diye düşündüm. Melisa Vargas’ın tanrı Pegasus’u andıran o servis sıçrayışı, topa vururken geriye doğru esneyen vücudunun estetiği, yere inerken ayaklarının sağlam basışı ve takımına sayı kazandırdığını anladığı an ki zafer duruşu… Kadınları toplum dışında tutarak, kurallarını kendi koydukları boş sahalarda top koşturmayı isteyenler için ne trajik görüntüler değil mi?  Bizim için ise ancak ilham kaynağı olabilir. Evet, malumların en istemediği şey elbette. Ebrar’a ‘milli utancımız’ diyerek saldıranlara karşı tavır alıp kendi de hedef haline gelen milli tekvandocu Kübra Dağlı’nın gösterdiği dayanışma da hepimizin gücüne güç katsın. 

Gözde Bedeloğlu’nun yazısı