İmamoğlu davası: Beylikdüzü belediyesine kamu zararı olup olmadığı sorulacak

İçişleri Bakanlığı’nın ihbarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Beylikdüzü belediye başkanı olduğu sırada ‘ihaleye fesat karıştırdığı’ iddiasıyla açılan dava bugün başladı.

İmamoğlu’na ‘siyasi yasak’ da istenen davada mahkeme, Beylikdüzü belediyesine dava konusu ihale nedeniyle kamu zararı oluşup oluşmadığını soracak. Bir sonraki duruşma 30 Kasım’da yapılacak.

Büyükçekmece başsavcılığının hazırladığı iddianamede, İmamoğlu’nun aralarında bulunduğu yedi kişinin üç yıldan yedi yıla kadar hapsi isteniyor.

Ekrem İmamoğlu
Fotoğraf: İBB

Büyükçekmece 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya İmamoğlu katılmadı. İmamoğlu’nu avukatları temsil ederken, diğer sanıklar Hilal Çuhadar, Fidan Gül, Cem Ülken, Hasan Çetin, Mehmet Hepgül ve Türkan Demirel duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya İçişleri Bakanlığı’nın avukatı da katıldı.

Gazeteciler salona alınmadı

Duruşma başlamadan önce Büyükçekmece başsavcısı Mustafa Çiğdem’in talimatıyla gazeteciler salona alınmadı. Kararın tepki alması üzerine salona yalnızca basın kartı olan gazeteciler alındı ve savunmalara geçildi.

Sanık Hilal Çuhadar, savunmasında görevini layıkıyla yapmaya çalışan bir memur olduğunu söyledi. Yaptığı iş ve işlemlerde mevzuata aykırılık olmadığını savunan Çuhadar beraatını talep etti.

Sanık Türkan Demirel de savunmasında şunları söyledi:

“İşlemediğim bir suçtan karşısınızdayım. İhale dosya açma tutanağı belgesi bu davanın yersiz yere görüldüğünü gösterecektir. Zarf açılırken orada bu belgeler vardı. İhaleye katılan altıncı şirketin ihaleye katılma yeterliliği vardır. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum beraatimi talep ediyorum.”

‘Asgari ücretteki artıştan dolayı’

Demirel, hakimin İmamoğlu’nun ihaleyle ilgili bir talimatının olup olmadığını sorması üzerine şöyle konuştu:

“Kesinlikle yoktur. Ekrem başkan, önce veya sonra bana veya başka bir arkadaşa böyle bir talimat vermemiştir. Ben de yetkili olarak kimseye bir talimat vermedim. Burada herhangi bir kamu zararı oluşturmadık. Asgari ücrette beklenmedik bir artış söz konusuydu. O nedenle ek sözleşme düzenledik. Suçlamayı kabul etmiyorum.”

Sanık Hasan Çetin’sa, kanun ve mevzuata uygun olarak ihaleyi sonuçlandırdıklarını belirtti. Çetin’in ardından sanık Mehmet Hepgül savunma yaptı. 2004’den beri Beylikdüzü belediyesinde çalıştığını söyleyen Hepgül, “Her yaptığımız işlemde kanun ve yönetmeliğe uygun hareket ediyorduk” diyerek beraatını istedi.

Bir sonraki duruşma 30 Kasım’da

Mahkeme, sanıkların ve avukatlarının beyanlarından sonra ara kararını açıkladı. Bugünkü duruşmaya katılan altı sanığın duruşmalara katılma zorunluluğunu kaldıran mahkeme, İmamoğlu’nun bir sonraki duruşmada hazır edilmesine hükmetti. Beylikdüzü belediye başkanlığına kamu zararı olup olmadığı konusunda müzekkere yazılmasına karar veren mahkeme, bir sonraki duruşmanın 30 Kasım’da yapılmasına karar verdi.

Mahkeme ayrıca İçişleri Bakanlığı’nın katılma talebini kabul etti.

Ne olmuştu?

İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu yedi kişiye karşı açılan dava, İçişleri Bakanlığı’nın, İmamoğlu’nun Beylikdüzü belediye başkanlığı döneminde ilişkin yaptığı bir incelemeye dayanıyor. İncelemenin konusuysa 29 Aralık 2015’te düzenlenen bir ihale.

Beylikdüzü belediyesi, kültür merkezlerinde personel çalıştırılması ve kültür sanat organizasyonları hizmet alım işi ihalesine çıkmış, ihaleyi de E. firması kazanmıştı. Firmanın yeterliliğinin bulunmadığını öne süre ikinci firma olan B. şirketi itiraz etmiş, belediye yetkilileri de itirazı reddetmişti.

İçişleri Bakanlığı da ihale süreciyle ilgili inceleme başlatmıştı. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği, inceleme sonucunda hazırladığı raporu Büyükçekmece başsavcılığına gönderince, başsavcılık İmamoğlu’yla birlikte ihalede sorumlu olduğu belirtilen yedi kişi hakkında soruşturma izni istedi.

Bakanlığın soruşturma izni vermesi üzerine dosya Danıştay’a taşınmış, Danıştay da 20 Ekim 2020’de soruşturma izni verilmesini yerinde bulmuştu.

Soruşturmasını tamamlayan savcılık, İmamoğlu dahil yedi isim hakkında ‘ihaleye fesat karıştırma‘ suçlamasıyla üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlemişti. Savcılık ayrıca İmamoğlu ve yedi isim hakkında kamuoyunda ‘siyasi yasak’ olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun ‘belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma’ başlıklı 53’üncü maddenin uygulanmasını da talep etmişti.

İmamoğlu’na ‘kamu görevlisine hakaret‘ suçundan açılan davanın 14 Aralık 2022’deki duruşmasında iki yıl yedi ay 15 gün ceza verilmişti. TCK’nin 53’üncü maddesinden de ceza alan İmamoğlu için ‘siyasi yasak’ süreci başlamıştı.

İmamoğlu hakkında İçişleri Bakanlığı ihbarı üzerine yeni dava