Öyle anlaşılıyor ki bu gözü dönmüşlükle pakette geriye kalan 100 küsur ‘demokrasiye dair ne varsa her şeyi boğma’ maddesi de muhalefeti döve döve geçecek.
Cumhurbaşkanı ve hükümet tarafından sabitlenen güzergahın, topluma biçilen gömleğin adını koyabilirsiniz artık.
Anayasa, ihlallerle delik deşik; askıda.
İç kargaşa büyürken TSK siyasette iyice araçsallaştırılıyor.
Ankara ana muhalefet partisine karşı kapatma davası, ülkenin en büyük bankasına el koyma iddialarıyla çalkalanıyor.
Cumhurbaşkanı ve yakınlarına her eleştiri, ‘hakaret’ kisvesine büründürülüp sistematik gözaltı dalgasına yol açıyor.
En temel gazetecilik uygulamaları bile -mesela mülakat yapma- savcıların niyet okuması eşliğinde kovuşturmalarla kriminalize ediliyor.
Nihai güzergahın adını da koyun artık.
Financial Times dünkü başyazısında ‘polis devleti’ demiş.
İç Güvenlik Yasası’nın da adını koyun.
Bu, korku içindeki AKP’nin iktidarını daimi kılmak için kendi etrafına ördüğü kalın güvenlik duvarından başka bir şey değildir.
Evet, son durağa doğru gidiyoruz.