(…) Şunu da belirtmek gerekir ki; bugün karşı karşıya bulunduğumuz saldırganlık, kendisini “sosyalistlerin birliği”yle sınırlayan ‘Sosyalist Güç Birliğinin tutumunu dünden daha tartışmalı hale getirmiş bulunuyor. Yeni dönem bütün ilerici, devrimci ve sosyalist güçlere; insanca çalışma ve yaşam, demokrasi ve barış, bağımsızlık ve laiklik talepleri etrafında halk güçlerinin en geniş birliğinin kurulması görevini yüklüyor.
İktidarın siyaseti dizayn etme, toplumsal muhalefeti dağıtma girişimi, ancak halkın örgütlü gücü ve mücadelesiyle dağıtılabilir. Türkiye halkları Talibancılıktan Türk-İslamcı faşizme en gerici ve saldırgan güçlerin iktidarı tarafından kendisine giydirilmeye çalışılan elbiseyi parçalayacak mücadele birikimi ve gücüne sahiptir. Yeter ki, toplumun yarısının desteğine sahip olan muhalefet, yaşananlardan doğru dersler çıkarıp bu gücü harekete geçirebilecek politikalar uygulayabilsin.