İnce seçmenini ikna için zaferden bahsedelim.
İkinci tura bıraktık diye bir kutlama mı daha büyüktür yoksa senelerdir göremediğimiz görkemde yıla yayılacak bir zaferin parçası olmak mı?
O gün kendileri de biliyor, yıkılmış şekilde evde oturmayıp aynı coşkunun bir parçası olmak isteyecekler. Konu-komşunun yüzüne bakabilmek o zafere ortak olabilmek için son bir düşünsünler.
İlla ayrık otu olacak, illa aykırı gideceklerse burada Emek ve Özgürlük İttifakı var. En azından ömürlerince yüzlerini kızartmaz, başlarını öne eğdirmez.
Muharrem İnce’ye ise imkanım olsa şunu derdim; bu toplum kaybetmesinin öfkesini asıl zalimden değil, ona bilerek ya da bilmeyerek su taşıyandan çıkarır.
Kimse referandumda daha etkili bir hayır kampanyası yapılamadığı için suçlanmaz ama ‘Yetmez Ama Evet’çiler hâlâ birincil suçlu diye ortaya atılır.
O yüzden seçimin kaybedeni her koşulda kendisi olacaktır. Bu siyasi hayatın bitişi anlamına gelir.
Şimdi çekilse bu iş, yolda karşısına çıkanın “Bir an hiç çekilmeyeceksin sandım” sitemiyle kalır.