Akif Beki: Maço kültürüyle yüzleşme sandığımız şey, iki tür ahlakçılığın gösterine evriliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Suçu kurbana yüklemek; onun ‘aranmasına, etek boyuna, dejenere yaşantısına, rahat durmamasına’ vesair dayandırmak ahlakçı bir ikiyüzlülüktür…

Madalyonun öbür yüzünde ise tersinden bir ikiyüzlü ahlakçılık var. Tribünlerde, gazetelerde, Twitter mivitır âlemlerinde önüne gelene dümdüz gidenlerin, cinsiyetçi küfrü logo yapanların göstermelik ahlakı bu. Fatmagül’ler, kendi familyalarından bir dolmuş maçosunun saldırısına uğradığında, en terbiyeli hallerini takınıp hemen kurbanlaşırlar. Taziye kabulünü dahi kurbanın ailesine bırakmazlar. Onlar tecavüze uğramış, onlar saldırıya maruz kalmıştır.

En önde saf tutmazlar, hayır, doğruca musalla taşına geçip kurbanın yerini alırlar. Karşıtları da katildir haliyle, cinayetin hesabı onlardan sorulacaktır. Baronun bile suçlu diye failin avukatlığını üstlenmediği şiddetli popülizm farfarası dinince de özlerine, hırtlıklarına geri dönerler… Ve maalesef maço kültürüyle nihayet yüzleşme sandığımız şey, giderek bu iki ahlakçılığın gösteri çarpışmasına evriliyor.

Akif Beki’nin yazısı