Alaattin Aktaş: Eriği bırakın, soğana ete bakın

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İlk çıktığı günlerde erik yenmese de olur, hiçbir zaman yenmese de olur! 

Ama akılları sıra pahalılığı önemsemeyenlerin sıkça dile getirdikleri “Soğan ekmek yeriz biz de” türü savunmaları çöpe atan bir soğan fiyatı gerçeği varsa, işte orada durup düşünmek gerekiyor. Soğanın fiyatı 25 lirayı bulmuş. Hani çok pahalı olduğu söylenen karpuz bile ancak o kadar, hatta daha da ucuz. Üstelik karpuzu İran’dan ithal ediyorsun, soğan bizim üretimimiz. 

Bu pahalılıkta depremin etkisi vardır, yoktur; önemli olan sonuç! Her eve, her mutfağa girmesi gereken bir ürün bu fiyata çıkmış. 

Aylık fiyat artışı yüzde 2.29’muş, ne önemi var ki!

Zaten gıda grubundaki mart ayı artışı yüzde 3.88 düzeyinde. Gıdada üç aylık artış yüzde 19.47, yıllık yüzde 67.10.

Vatandaş durup dururken mi yakınıyor “Et yiyemiyorum” diye; durup dururken mi sıralara giriyor sabahın erken saatlerinde biraz ucuz et alabilmek için. İşte TÜİK’in verileri; dana eti mart ayında tam yüzde 20 artmış, üç aylık artış yüzde 59, yıllık artış yüzde 111.

Son bir yıldaki artışlara başka örnekler verelim:

“Süt yüzde 113, süt ürünleri yüzde 123, peynir yüzde 106, alkolsüz içecekler yüzde 126.”

Bırakın eriği ve karpuzu; zorunlu tüketim mallarına bakın!

Alaattin Aktaş’ın yazısı