İstanbul ekonomiye 68 ilimiz kadar katkı yapan bir şehir…
Hatta olaya Marmara olarak bakarsak ne kadar ciddi bir tablo ile karşılaştığımızı daha iyi anlayabilirsiniz.
O zaman ne yapmalıyız? Mevcut bakış açısının, imar afları, kontrolsüz betonlaşma, inşaat rantları, plansızlıkla bizleri getirdiği yer Kahramanmaraş’ta karşımızda duruyor.
İstanbul’da hâlâ Kanal İstanbul mu diyeceğiz? Yoksa Bağcılar, Güngören, Küçükçekmece, Yenibosna, Fatih’te dönüşüm mü başlatacağız?
Kader planı mı diyeceğiz yoksa hastaneleri, viyadükleri, köprüleri elden mi geçireceğiz?
AFAD, TSK, STK’lar için yeni planlar yazıp tatbikatlar mı yapacağız? Yoksa bol bol karşılıklı birbirimizi mi suçlayacağız?
Benim görevim sizi yaklaşan İstanbul Depremi’ne ve bunun yaratacağı yüz milyarlarca dolarlık yıkıma karşı bir ekonomist olarak ikaz etmektir. Mevcut zihniyetle bu iki kıyamete karşı duramayız.
Siyasetten çözüm talep edin. Kanal İstanbul’dan vazgeçerek İstanbul’u dönüşüme hazırlamaları gerekiyor. Kim bu dönüşümü yapacaksa onu destekleyin…