Ege Cansen: Yapmamız gereken daha çok ödevimiz var

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yurdumuz bir kez daha büyük bir deprem felaketine maruz kaldı. Benim, ilmine en çok güvendiğim yer bilimci Övgün Ercan’dır. Profesör Ercan’ın dediğine göre, art arda oluşan iki büyük ve bir sürü orta ve küçük sarsıntıdan oluşan bu son depremler kümesi dünya deprem tarihinde nadir görülen dehşet bir olaydır. Dünyanın neresinde olursa olsun çok büyük mal ve can kaybına sebep olacak vüsattadır. Muhakkak ki, bundan sonra da bu kadar büyük ve kapsamlı olmasa bile yeni depremler yaşayacağız. Çünkü Anadolu yarımadasının altında çok uzun çatlaklar (fay hattı deniyor) vardır. Yer kürenin bu bölgesi sürekli hareket halindedir. Ben bu konuda daha fazla ukalalık etmeyeceğim. Zaten hepimiz depremler hakkında yüzeysel de olsa bilgi sahibiyiz. Üstelik çoğumuz hayatımız boyunca birden fazla deprem yaşamışızdır. Şurası bir gerçek ki; 18 bin kişinin öldüğü 1999 Gölcük depreminden sonra Türkiye’de deprem konusunda çok büyük bir uyanma oldu. 2007 yılında yeni bir “Deprem Yönetmeliği” yapıldı. 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girdi. Kentsel dönüşüm başladı. On binlerce az katlı eski bina yıkılıp, yerlerine depreme dayanıklı yüksek binalar inşa edildi. TOKİ, deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa ettirdiği apartmanlardan müteşekkil yepyeni mahalleler kurdu. Deprem vergisi kondu. Zorunlu deprem sigortası ihdas edildi. Ama bu son depremde, başta hangi tarihte inşa edildiğini öğrenemediğim hastaneler dahil kamu binalarının dahi yıkılması gösterdi ki; yapmamız gereken daha çok ödevimiz var.

Ege Cansen’in yazısı