İstanbul Sözleşmesi, HDP’ye ilişkin tutumlar ve dış politikada -misal- Türkiye’nin gel gitlerine ilişkin 6’lı masa bileşenleri tam ne çizgideler bilmiyoruz.
En son İstanbul’da güvenlik gerekçesiyle kapatılan Batılı konsolosluklara ilişkin tavırları nedir örneğin?
Gene gazetecilik hayatımda benzerine rastlamadığım çok büyük bir kriz bu: Müttefik bir ülkede yabancı temsilciliklerin “güvensizlik” nedeniyle art arda kepenk indirmesi…
Bu muazzam güven krizi gözler önünde yaşanırken muhalefet üç maymunu oynuyor.
Soylu’nun iddiaları uyarınca gerçekten “Türkiye’ye karşı psikolojik bir harp mi yürütülüyor?” Eğer öyleyse Türkiye’nin tavrı niye bu kadar cılız? Yok değilse, bu puslu havanın açıklaması nedir?
Bir ses verin.