Tüm bu özelliklerine rağmen Erdoğan’ın (adaylığı kesinleşirse) bu seçimi kazanma ihtimali bir hayli düşüktür. Çünkü karşısında çok geniş bir cephe oluşmuştur. Bir numaralı sebep de 2021’in son aylarında “faiz sebep, enflasyon neticedir” diyerek TL faizini düşürüp halkı panik halinde dövize hücum ettirmesidir. Bu ölümcül bir hata olmuştur. Enflasyonun atalet momentini artırmıştır. Ücret fiyat sarmalı oluşmuştur. Yüksek faizin enflasyonu artırdığını varsaysak bile bu Türkiye ekonomisi için geçerli olmayan bir hipotezdir. Çünkü Türkiye ekonomisinde “müdür para” TL değil, dolardır. Enflasyon da TL faizinin değil, dolar fiyatının bağlı değişkenidir. Doların fiyatını artıran her şey, başta TL’nin faizini düşürmek olmak üzere, enflasyonu azdırır. Bu kazanın tüm dünyada enflasyonun yükseldiği bir döneme rastlaması kötü olmuştur. Ancak bu kötü tesadüf aynı zamanda bir fırsattır. Sorunun çözümünde uluslararası işbirliği kolaylaşmıştır. Bu da yeni başkanın şansı olacaktır.