Inisherin'in Ölüm Perileri: Hikaye anlatıcılığının zirvesi

AYŞE DENİZ YURDAKUL

@denizyurdakul

Orman, su, doğa perileri, yeşil pantolonlu paragöz leprikonlar, şekil değiştiren tehlikeli pukalar, elfler ve ölüm perileri… Bu mitolojik varlıkların hepsi İrlanda folklorünün, Kelt mitolojisinin insanlık kültürüne armağanı.

Filmin isminde geçen ‘bansheeler‘ de Kelt mitolojisinin ölüm perileridir. Ölüm  perisi, ailede bir ölüm olacağı zaman geceleyin evin önüne gelip korkunç çığlıklar atar. Bir ölüm perisi bazen genç, güzel, uzun saçlı bir kadın bazen de pelerin giymiş, yaşlı bir kadın olarak görünür. Filmde de yaşlı ve ürkünç karakter  Bayan McCormack’ın  ‘ölüm perisi’ görevini üstlendiğini görüyoruz.

Kerry Condon (solda) ve Barry Keoghan. Her ikisi de En İyi Yardımcı Oyuncu ödülüne aday. Fotoğraflar: IMDB

Filmin hem yönetmeni hem de senaristi olan Martin McDonagh, ‘In Bruges’, ‘Üç Billboard Ebbing Çıkışı’ ve ‘Yedi Psikopat’ gibi başarılı sinema filmlerinin yaratıcısı olmakla birlikte, aynı zamanda bir oyun yazarı. ‘Inisherin’in Ölüm Perileri’ de aslında McDonagh’ın tiyatro için yazdığı ‘Aran Adaları Üçlemesi’nin üçüncü bölümüydü.

McDonagh, serinin ilk iki bölümü olan ‘Inishmaan’ın Sakatı’ ve ‘İnishmore’lu Yüzbaşı’yı tiyatro oyunu olarak yazıp sahneye koyduktan sonra (Bu iki eser Türk tiyatrolarında da sahnelendi) serinin üçüncüsü olan ‘Inisherin’in Ölüm Perileri’ni sinema filmi olarak çekti. 

Yönetmen Martin McDonagh (sağda) filmin oyuncularından Brendan Gleeson ile

İrlanda İç Savaşı metaforu

Daha önce yönetmenin ‘In Bruges’ filminde de (2008) birlikte oynamış olan Colin Farrell ve Brendan Gleeson bu filmde tekrar bir araya geliyorlar. McDonagh bize esasen, biten bir erkek dostluğu hikayesi anlatıyor.

Sene 1923; İrlanda’nın Birleşik Krallığa karşı verdiği Bağımsızlık savaşı bitmiş Serbest İrlanda Devleti kurulmuştur. Daha önce özgürlük için omuz omuza savaşmış olan milliyetçi İrlandalılar İngiliz-İrlanda antlaşmasından dolayı birbirlerine girmiş, antlaşmayı destekleyenlerle desteklemeyenler arasında korkunç bir iç savaş başlamıştır. Sokaklarda kardeş kanı akmaktadır. Bu durum; filmin ana karakterleri arasındaki kavgaya da bir metafor olarak yansır. 

İşte tam bu ortamda, savaşın direkt etkisinden uzak ama çok da yakınında; İrlanda kıyılarında küçücük bir adada yaşayan ve son derece mütevazı hayatlar süren iki yakın arkadaşla, Padraic (Colin Farrell) ve Colm (Brendan Gleeson) ile tanışırız.

Colm ve Padraic’in ilişkisi aslında başından beri eşitler arası bir ilişki değildir. Onlar; tarih boyunca hem yazılı edebiyatın hem de sinemanın sıkça işlediği; ‘Jack Lemmon ve Walter Matthau’ gibi, ‘Oyuncak Hikayesi’nin Buzz ve Woody’si gibi ve hatta bizim kendi ‘Hacivat ve Karagöz’ümüz gibi bir tarafın daha saf ve durgun zekalı diğer tarafın ise bilmiş ve daha akıllıca olduğu tuhaf ikililerden biridir. 

Colm (Brendan Gleeson) ve Padraic (Colin Farrell) filmde araları bozulan iki arkadaş

Kardeş kavgası 

Colm, bir gün Padraic’e  artık onunla arkadaş olmak istemediğini söyler. Sebebi ise çok net bir şekilde dile getirir: “Artık senden hoşlanmıyorum.” Minnacık adada zaten sayılı insan yaşamaktadır. Durup dururken tüm ömür boyu yarenlik ettiği tek dostunu kaybetmek Padraic’i adeta yıkar. Zaten çok da akıllı olmayan Padraic, bu duruma bir türlü anlam veremez ve kabullenmekte zorlanır.

Oysa Colm’un yaşadığı kriz daha çok kendisi ile ilgili varoluşsal bir krizdir. Yaşlandığının farkına varan adam, ölümlülüğü ile de yüzleşmeye başlamış ve koca bir ömrü, yarım akıllı ve oldukça sıkıcı yoldaşı ile boş boş konuşarak geçirdiğine karar vermiştir. Kalan ömrünü verimli kullanıp, keman çalmak ve beste yapmak istemekte, Padraic’i ise bu arzusunun önündeki tek engel olarak görmektedir.

Colin Farrell filmdeki rolüyle Oscar’ın en güçlü adaylarından

Reddedilmek, terk edilmek ve en önemlisi de ‘aptal ve sıkıcı’ olarak nitelendirilip küçümsenmiş olmak Padraic’i ilk önce hüzün ve depresyonun daha sonra da yakıcı bir intikam arzusunun kollarına atar. Colm’u bir türlü rahat bırakmaz ve adamın hesap vermesini ister. Sonunda Colm; eğer onu bir kere daha rahatsız ederse sol elinin bir parmağını keseceğini ve kendisini rahat bırakmadığı sürece bunu yapmaya devam edeceğini söyler. Hepi topu tek bir meyhanenin bulunduğu minnacık adada iki adamın birbirinden uzak durması çok da kolay olmayacak ve bu saçma, yok edici kör inat her iki adamın da en kıymetli şeylerini kaybetmelerine yol açacaktır. Bu kardeş kavgası sonunda Colm, keman çalmak için kullandığı parmaklarını, Padraic ise saflığını ve iyiliğini kaybeder. 

Film bol ödüllü 

Ekrana bir tablo gibi yansıyan muhteşem ada manzaraları, yardımcı aktörlerin (Barry Keoghan ve Kerry Condan) zaman zaman baş rolleri de aşan olağanüstü performansları ile bu kara komedi unutulmaz bir filme dönüşüyor.

Film; Altın Küre’den Komedi/Müzikal Dalında En İyi Film, En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri ile döndü. Oscar Ödüllerinde ise En İyi Film, En İyi Yönetmen (Martin McDonagh) En İyi Orijinal Senaryo (Martin McDonagh, En İyi Erkek Oyuncu (Colin Farrell) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Brendan Gleeson / Barry Keoghan), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Kerry Condon), En İyi Orijinal Film Müziği (Carter Burwell) ve En İyi Kurgu (Mikkel E. G. Nielsen) dallarında tam dokuz adaylık aldı. 

McDonagh, küçücük bir adadaki küçük insanların küçük hikayesini  büyük bir şölene çevirerek bize sunuyor ve sinemayı sinema yapanın milyonlarca dolar harcanan filmler, son teknoloji ürünü görsel efektler değill, iyi bir hikaye olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Asla kaçırılmaması gereken bu filmi mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.

Bu hafta yedi film vizyonda: En yakın arkadaşınız bir gün ‘Artık seninle görüşmek istemiyorum’ dese ne yapardınız?

Oscar adayları belli oldu