Yaşam bir “hesap” değil “muhasebe” fenomenidir. Muhasebe, hesap sözcüğünden türetilmiştir. Karşılıklı “hesaplaşma” demektir. Hesapsız, muhasebe olmaz. Ama sadece hesap, muhasebe değildir. İktisatta muhasebe şarttır Gazetede okuduğunuz televizyonda seyrettiğiniz ekonomik haberde anlatılan “hesabın” karşı “hesabı” yer almıyorsa bu bir bilgi değil, propagandadır. Mesela “borçluluk çok arttı” ibaresi bir yanıltmadır. Çünkü “alacaklar” artmadan “borçlar” artamaz. Eğer Türkiye’nin dış ticaret açığı artıyorsa, mutlaka bazı ülkeler daha yüksek dış ticaret fazlası veriyordur. Bugünlerde iyi bellenmesi gereken en önemli “muhasebe” kavramı, her fiyat artışının bir gelir, her gelir artışının bir fiyat artışına tekabül ettiğidir. Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin artması ve artmaya devam etmesidir. Bunun olması için gelirlerin de artması ve artmaya devam etmesi gerekir. Enflasyon, ister talep fazlasından, ister arz noksanından doğsun, günün sonunda “fiyat-ücret” sarmalına dönüşür. Dönüşemezse zaten kendiliğinden düşer. Bu sebeple başta ücretler olmak üzere gelirler gerilemeden de durmaz. Enflasyonla mücadelenin en acı gerçeği de budur.