Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevkidaşı Sisi ile tokalaşmasına muhalefetin reaksiyonu şaşırtmadı. Türkiye’nin Mısır ile normalleşmesi gerektiğini söyleyenler bu defa Rabia’yı ve darbeci suçlamasını hatırlattı. ‘Ne değişti, bu kadar neden bekledik?’ diye sordular. Ya da tokalaşmayı “Arap Baharı’ndaki mağlubiyeti kabul ederek bölgesel ağırlık iddiasını kaybetmek” olarak değerlendirdiler. Elbette Erdoğan’ın “Siyasette küslük olmaz” tavrını göstermesi Türkiye’nin çıkarları gereğidir. Aslında bugün Mısır ile normalleşmeyi desteklemeyen pek fazla çevre yok. Müslüman Kardeşler dahi bunun kendilerini daha rahatlatacağı görüşünde. Diğer ülkelerle yürütülen normalleşme sürecinde olduğu gibi Mısır ile ilişkilerin toparlanması da küresel ve bölgesel değişikliklerin tarafları yeni politikalara yöneltmesi ile alakalı. Arap Baharı sonrası bölgemiz ikinci bir değişimden geçiyor. Halkların taleplerini bastıran statükocular ya darbe ya iç savaş ya da kaos ürettiler. Türkiye de Arap Baharı’nın kışa çevrilmesinden olumsuz etkilendi. 2013 Gezi olayları ile başlayan türbülans 15 Temmuz 2016 gecesi Türk milletinin direniş destanı ile başka bir aşamaya geçti. Yani Türkiye’yi sınırlandırmak isteyen bu statükocu güçler hedeflerine ulaşamadılar.