AGOS Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilişinin sekizinci yılında düzenlenen anma töreninde konuşan yazar Murathan Mungan, Hrant Dink’le birlikte barış dilinin de öldürülmek istendiğine vurgu yaptı.

Her sene olduğu gibi Hrant Dink’in ölüm yıldönümünde Taksim’den AGOS binası önüne yürüyen binlerce kişi, Dink’in vurulduğu saat 15:05’te saygı duruşunda bulundu.
Bu yılki anma töreninde söz alan Murathan Mungan ise sekiz yıldır sağlanamayan adaletten, 100’üncü yıldönümü anılacak ‘Ermeni Soykırımı’na, Hrant Dink’in hayallerinden, devlet tarafından katledilen çocuklara kadar etkileyici bir konuşma yaptı.
Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından sekiz yıl geçtiğini vurgulayan Mungan, “O yıl doğan çocuklar dillendi; okuma yazmayı söktü. Oysa Hrant Dink’in ölüsü, gerçek hikâyesi aydınlatılmamış bir cinayetin kurbanı olarak hâlâ bu kaldırımda yatıyor” dedi.
Hakiki barışın dilini konuşuyordu
Hrant’ın onu katledenlerden farklu bir dil konuştuğunu söyleyen Mungan, “Onların bilmediği bir Türkçeyle konuşuyordu, onların bilmediği bir Ermeniceyle konuşuyordu. O, tüm halkların eşitliğine ve kardeşliğine inanmış biri olarak, barışın diliyle konuşuyordu. Laf olsun diye edilmiş temenni türünden bir barışın değil, sahici, hakiki, kalıcı ve sürekli kılınmasını istediği bir barışın diliyle…” ifadelerini kullandı.
Hrant’la birlikte öldürülmek istenenin işte bu dil olduğunu belirten Mungan, “Bir türlü hazmedemedikleri bu barış dili, dünyayı kardeşliğe çağıran bu insancıl dil… Bugün belki de her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dil” diye konuştu.
Bugün aramızda olsaydı Gezi direnişinde yer alacaktı
“Bugün aramızda olsaydı, Gezi Parkı Direnişi’nde bizlerle saf tutacak, tarih boyunca 76 kez kıyıma uğramış, Ortadoğu’nun en kimsesiz, en sahipsiz halkı olan Ezidilerin yanında yer alacaktı” diyen Mungan, Hrant Dink’in Ermeni sorunuyla ilgili en büyük rüyalarından birinin Ermenistan-Türkiye sınır kapısının açılması olduğunu hatırlatıp “Dostlar, arkadaşlar, ölülerimizin sadece hatıralarına değil, rüyalarına da sahip çıkmamız gerekir” dedi.
Soykırımla yüzleşin
Hrant Dink’in öldürülüşünün sekizinci yılının, aynı zamanda 1915 Ermeni soykırımının da yüzüncü yılı olduğuna dikkat çeken Mungan, “Ermeni soykırımının reddi, inkârı Türkiye’nin yüzyıllık yalnızlığıdır. Tarihte, hafızada, akılda, vicdanda ve dünyadaki yalnızlığıdır. Türkiye’nin bu yüzyıllık yalnızlığı artık son bulmalıdır” çağrısını yaptı.
Murathan Mungan basın özgürülüğüyle ilgili ise şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada basın özgürlüğünü savunmak için “Je suis Charlie Hebdo” diyorsak, kimilerinden farklı olarak 1994’te Istanbul’da “Özgür Ülke” gazetesi bombalandığında sokaklara çıkmış olmanın gönül rahatlığıyla diyoruz.”
Artık Hrant’ı ve hatıralarını yâd etmek bir araya gelelim
Yakın bir gelecekte adaletin yerini bulmasını umduğunu söyleyen Mungan, sözlerini “Sonraki yıllarda burada toplanacak olanlar, hâlâ sonuçlanmamış bir hak ve adalet arayışı için değil, sadece Hrant’ı ve hatıralarını yâd etmek için bir araya gelirler” diyerek bitirdi.