
H. Ayhan Tinin / Sanat da var / Sinema
Biz koltuklarımızda patlamış mısır yerken, o dünyayı kötü adamlardan temizlemeye çalışıyordu.
Lise arkadaşlarının kekemeliğinden dolayı taktığı isimle ‘Buck-Buck’; o yıllarda Hollywood’un gişe krallarından biri olmayı düşlemiyordu belki…
Fakat kızlarla arkadaşlık ederken kekelemekten kurtulmak için okulun tiyatro kulübüne katılmaya karar verdi.
Bankacı bir anne, fabrikada kaynakçı olarak çalışan bir baba… Almanya’da doğmuş, sonra Amerika’ya taşınmış birbirine benzeyen milyonlarca mavi yakalı hikayesinden biriydi yalnızca onunki…
Bu ailelerin birbirine benzeyen gelecek hayalleri içinde o da ihtimal ki bir sığınak arıyordu.
Hayata tutunmak için nükleer santralde, Salem’de güvenlik görevlisi olarak da çalıştı, DuPont fabrikasına işçi servisi de çekti.
Kim bilir dijital ikizinin yıllar sonra milyonlarca dolar edeceğini tahmin ediyor muydu o yıllarda?
Amerikan ikonu sert ve komik, duygusal ve umursamaz; zorunda kaldığı zamanlarda bile kimsenin onu zorlayamayacağı bir karakter oluşturdu beyazperdede…
Sürekli hata yapan, eli tetiğe yakın, karısını delice seven bir polis teğmeni…
Kim ne derse desin, dünya onu ‘Mavi Ay’ dizisiyle tanıyıp, EMMY ödülleriyle taçlandırsa da o sevenleri için her zaman John McClane’dir.
‘Yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış adamsın McClane!’
‘Hayatımın hikayesi…’ -Die Hard 2-
Bruce Willis bir aktörün yaşayabileceği en zor zamanları deneyimliyor bugünlerde… Kelimelerini kaybetti!
Afazi hastalığı olarak tanımlansa da Alzheimer’ın birkaç adım öncesi demek mümkün.
Kendisi ve ailesi, artık film çevirmeyeceğini, emekli olduğunu açıkladı.
Aslında, hayattan emekli olmak gibi…
Son filmlerinde diyaloglu çekimlerin bir iki gün içinde tamamlanmasını istemesi, konuşmalarının en az seviyeye indirilmesi talebi, kulağının içine monte edilen bir kulaklıkla çekimler boyunca sürekli replik verilmesi… Ve kariyerini sonlandırdığını açıklaması!
Hemen ardından basında, dijital ikizinin haklarını sattığı ve bu şekilde hayranlarıyla buluşmaya devam edeceği haberi yer aldı. Ailesi bunu yalanlasa da; Rus bir Telekom firmasının reklamında bu şekilde yer alan ve yüzü sürekli para eden aktörün, bu olanağı değerlendirip değerlendirmeyeceği merak konusu…
Acaba ‘Die Hard-6’yı seyreder miyiz 2023’te?
Bruce Willis’i 3 milyar dolarla başrolde en çok gişe yapan oyuncular arasına sokan ‘Die Hard-Zor Ölüm’ serisi ilk olarak Roderick Thorpe’un 1979 yılında yayımlanan bir romanından esinlendi.
Bu romanda yer alan kurgusal polis dedektifi JohnMcClane’e evrildiği yıl hem gişede hem de ödüllerde patlama yaptı.
Ardından ‘Die Hard-2’ geldi tabii… Sürekli kriz halinde bir evlilik yaşayan McClane karsını havalimanında beklerken, teröristlerin havalimanını ele geçirmesi sonucunda, yine istemese de kahraman olmak zorunda kaldı…
Karısı Holly’nin uçağı benzini bitmek üzere, karartılmış havalimanı üzerinde çaresizce iniş için bir ışık görebilmek adına dönüp durmaktadır.
Teröristlerin uçağını, havaya yükselirken patlatan McClane ”Holly havalimanının ışıklarını yaktım” der.
Bruce Willis okuma, yazma ve anlama bozukluğuyla başlayan farklı bir yolun girişinde…
Geçmişi, içindeki bütün anılarıyla birlikte yavaşça sulara bırakacağı günler yakında… Geriye sadece büyük bir boşluk kalacak belki… Kimi insanların unutmak istediklerinden fazlasını, istemese de unutacak. Susmak istediklerinden fazlasını, istese de söyleyemeyecek. Başkaları unutmak için çaba sarf ederken, o kaybettiği kelimelerini bulmaya çalışacak.
Belki bugünlerde ailesi ve sevenlerinin duaları onun için ışıkları yakacak…
Zor ölüm değilse de zor hayat!