Reuters analizi: HDP kilit parti

Bir yıldan az bir zaman kalan seçimlerde zorlu ekonomik şartların etkisiyle yıpranan iktidarın değişebileceğine yönelik beklentiler güçlenirken, bazı uzmanlar muhalefetin iktidara gelebilmesi için HDP’nin seçimlerdeki gücünü kabul etmesi gerektiğini belirtiyor.

Buna rağmen, milliyetçi seçmenin hassasiyetleri ve hükümetin HDP’yi terörle ilişkilendirmesi, partilerin HDP’yle yan yana gelmesinde sorun çıkarıyor.

Fotoğraflar: HDP

Geçen günlerde CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık elbette verilir” sözleri tartışma yaratmıştı. Altılı masada yer alan İYİ Parti’den pek çok yetkili tepki göstermiş, HDP’yse tartışmaların ardından bakanlık konusunda herhangi bir talepleri olmadığını belirtmişti.

Kılıçdaroğlu’nun gücü artıyor mu?

Muhalefet, adayını henüz açıklamasa da bazı anketlere göre, muhalefetin ‘temsilcisi’ konumuna gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan karşısındaki gücü artmış görünüyor. Ama Reuters’ın görüşüne başvurduğu dört anket şirketine göre bu oyların meclis çoğunluğu ve cumhurbaşkanlığını alabilecek güçte olup olmadığını söylemek için erken.

Anketlere göre son aylarda asgari ücret artışı ve memur zamlarının etkisiyle iktidarın oyları bir miktar kıpırdandı. Ama son noktada iki ittifak da kendini öne atamadı.

MetroPOLL Başkanı Özer Sencar şunları kaydetti: “Bu şartlar altında biz bugün (eylül başı) seçime girsek, cumhur ittifakının milletvekili sayısıyla millet ittifakının milletvekili sayısı arasında dikkate değer bir fark olmayacak. Millet ittifakı, anayasayı değiştirecek bir çoğunluk üretemiyor. Anayasayı değiştirecek bir çoğunluk için kabaca yüzde 63 civarında oya ihtiyaç var. Millet ittifakı, Meclis’te güçlü olmadığı sürece HDP olmadan karar çıkaramazlar.”

‘Muhalefet rehavete sürüklenmemeli’

Sencar, ağustostaki ankete göre AKP oylarının son üç aydır yükselişte olduğunu ve 3,5 puan arttığını söyledi. Sencar ayrıca, sadece Erdoğan ve Kılıçdaroğlu karşılaştırılarak düzenlenen bir ankette CHP’nin parti oylarına yansımasa da cumhurbaşkanı adayı olarak Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın önünde gittiğini belirtti.

Öte yandan, Erdoğan’ın bazı adımları, halkta olumlu karşılığını az da olsa bulduğunu, bu nedenle de muhalefetin dikkatli olması gerektiğini söyleyen Sencar’a göre, AKP kitlesinin sosyal medyaya çok fazla aşina olmaması nedeniyle hükümetin, Kılıçdaroğlu dediği için yapılan şeylerden haberi olmuyor. Bu nedenle, sosyal medyadaki muhalif tablo muhalefeti rehavete sürüklememeli.

Sencar, şunları söyledi: “Kısaca bizim bulgularımıza göre AKP, son dört ayda kararsızlar dağıtılmadan yüzde 25’ten kabaca yüzde 29’a çıktı. Kılıçdaroğlu, ağustosta Erdoğan’dan 6 puan yukarıda. Siyaset sahnesinde Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olmayacağını açıklayarak siyaset sahnesindeki oyun kurucu özelliğini kaybetmesiyle boşalan yeri Kılıçdaroğlu doldurdu. Bu şartlar altında bu pazar seçime girsek cumhur ittifakının milletvekili sayısıyla millet ittifakının milletvekili sayısı arasında dikkate değer bir fark olmayacak. HDP’yle diğer sol partiler birleşirlerse bir ittifak oluşursa onlar da yüzde 14-15’e tırmanabilirler.”

“HDP seçmeni halen seçimin kilit seçmeni olarak duruyor” diyen MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat’a göre de, AKP oyları yılın başından beri düzenlenen sekiz araştırmada yüzde 27 ile 29 arasında seyretti.

Kulat, ayrıca “CHP yılın başından bu yana yüzde 25 ile 28 arasında seyretti ve şu anda AK Parti’yle başa baş hale geldi” dedi.

‘Muhalefet, iktidara destek veren seçmeni hafife almamalı’

Gezici Araştırma Direktörü Murat Gezici’ye göre muhalefetin, iktidara destek veren seçmenin duygularını hafife almaması gerekiyor.

Gezici, şunları söyledi: “Güncel duruma baktığımızda iktidarın bir oy artışı olmadığını fakat mevcut oylarını da koruduğunu görüyoruz. Özellikle son aylarda dış politikada işbirliğine dayalı ilişkileri geliştirmeye çalışması, seçmenle daha yoğun bir empati kurmaya başlaması ve kararsız seçmenlere odaklanması, seçmen kitlesi nezdinde ‘Erdoğan, doğruları bulmaya çalışıyor’ algısını canlandırdı. Eski Türkiye diyebileceğimiz döneme dair canlı bir hafızaya sahip olan ve iktidara oy vermeyi sürdüren seçmen adeta ürkek bir güvercin gibi davranıyor. Evet çok ciddi bir ekonomik kriz var, korkunç bir enflasyon var, ancak kültürel-simgesel alanın gücünü de ihmal etmemek gerekiyor.”

Gezici, HDP’nin seçimin kaderini belirleyip belirlemeyeceği yönündeki bir soruya “HDP seçmeni en kararlı seçmen grubunu oluşturuyor. İkinci turda HDP’nin yüzde 22’sinin cumhur ittifakına, kalan yüzde 78’sinin millet ittifakına oy vereceğini öngörüyoruz” dedi.

Gezici, değerlendirmesine şöyle devam etti: “Kürtlerin Türkiye’deki oranı neredeyse yüzde 22 ve onların da yüzde 55’i hala AKP’ye, yüzde 30’u HDP’ye ve yüzde 15’i diğer siyasi partilere oy veriyor. Kürtlerin bir kısmı halen Erdoğan’ı lider olarak görüyor, bir kısmı da mevcutlar arasında Erdoğan karşısındakine oy veririm diyor. Kürtlerin nereye oy vereceği o yüzden belli ve bu anlamda seçimlerin kaderi üzerinde belirleyici değiller.”

HDP her aşamada önemli olacak

Avrasya Kamuoyu Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz, AKP’nin oylarında hafifçe arttığını ama bunun anlamlı bir artış olmadığını belirterek, “Uzunca bir süredir esasen muhalefet toplamıyla cumhur ittifakı toplamı sabitlenmiş gibi gözüküyor” dedi.

HDP tarafında önemli olanın aday çıkartıp çıkartamayacağı olduğuna işaret eden Özkiraz şunları söyledi: “HDP seçmeninin yüzde 75’i Kemal Kılıçdaroğlu’na oy veririm diyor Erdoğan’ın karşısında. Geri kalan yüzde 25’in çok büyük bir kısmı da partinin kurumsal kararını bekleyecek. Ama parti destek kararı açıkladığında muhtemelen yüzde 95’lere yakın bir destek olacak muhalefetin adaylığına.”

Özkiraz, sistemin şu anda muhalefette olan partilerin yasama organında kontrolü ele alabilmesi için Meclis’te 360 sandalyeyle çoğunluğu elde edebilmesi gerektiğini belirterek “Seçim sonrasında sistemi değiştirmek için HDP grubuna ihtiyaç var. Yani HDP her koşulda muhalefetin ihtiyaç duyduğu bir konumda olacak. Mesele cumhurbaşkanını seçtirmek değil, o cumhurbaşkanını bir de çalıştırabilmek mesele. Onun için herkes seçimden sonra HDP’yle mecburen bir oturacak” dedi.

HDP’nin tutumu ve aday tarifi

Partisinin seçim stratejisiyle ilgili Reuters’ın sorularını yanıtlayan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin farklı dinamikleri olacağını söyledi.

Oluç, şunları söyledi: “Mesela parlamento seçimlerinde biz HDP olarak kendi ittifaklarımız dışında herhangi bir ittifak arayışında değiliz. Yani millet ittifakı, cumhur ittifakıyla bir alakamız yok parlamento seçimleri için. Ama cumhurbaşkanlığı seçimi farklı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 50 artı bir oya ihtiyaç var. Dolayısıyla burada kendi adayımızla elde edeceğimiz sonuçtan daha önemlisi ortak adaylarla elde edilecek sonuçtur. O yüzden de biz geçtiğimiz yıl bir deklarasyon yaptık. İsim günü geldiğinde tartışılacaktır. İsim önemsiz demiyoruz. İsimden daha önemlisi seçilecek kişinin Türkiye’nin yeni döneminde yapması gereken işler üzerine anlaşılması gerekiyor. Yani güçlü yerel ve merkezi demokrasinin inşa edilmesi, tarafsız ve bağımsız bir yargı, hukukun üstünlüğü ve hukuk devletinin sağlanması, Kürt sorununda demokratik bir çözümün ortaya çıkarılması ve bunun için en azından bazı adımların atılacağının ilan edilmesi…”

AKP: Daha sahaya inmedik

Üst düzey bir AKP’li yetkili de anketlerin sürekli değişkenlik gösterdiğini ve zaman içinde olumlu trendin görüleceğini belirterek enflasyon gibi sorunların tüm dünyada olduğunu ve halkın bunu gördüğünü söyledi.

HDP’nin seçim sürecindeki önemi konusunda aynı yetkili, “Kürtlerden bizi destekleyen önemli bir kesim var, kimse bunu yabana atmasın. Tabii doğu ve güneydoğudan daha çok oy almak için biz de daha çok çaba göstereceğiz. Ama sadece onlara yönelik değil, tüm Türkiye’deki seçmeni kazanmaya çalışacağız, tepkili olan eski seçmeni, küskün olan seçmenimizi. Uzun bir süreç var ve daha ciddi olarak sahaya bile inmedik” dedi.

Kamuoyu araştırmacısı Gezici de bu konuda HDP’den ziyade ‘merkez seçmenin’ önemine dikkat çekti. Gezici, HDP’nin oylarının nasıl bir tercihte bulunacağının az çok kestirilebildiğini, bu nedenle Doğu Karadeniz ve İç Anadolu’daki merkez seçmenin seçimlerin kaderinde belirleyici olacağını söyledi.

Yöneylem anketi: AKP yüzde 30’un altına yerleşti; CHP az farkla birinci parti

Bir senelik anket grafiği: ‘Cumhur ittifakı’ eridi, ‘millet’ farkı iyice açtı